Ağlarken tüm bedenleriyle ağlayan, gülerken tüm bedenleriyle gülen çocuklar, henüz ikiyüzlü ne demek olduğunu bilmedikleri için böyle davranıyorlar.
Dünya’ya ilk merhaba diyen çocuklar, gözlerini ilk açan bebekler ağlayarak merhaba diyorlar. ilk merhaba deyişleri, benden size kötülük gelmez diyorlar sanki. Peki bu çocuklardan zarar gelmiyorsa, kötülüğün, iki yüzlülüğün ne demek olduğu bilmeyen çocuklar büyüdüklerinde neden bu kadar acımasız, neden bu kadar iki yüzlü olabiliyorlar. Onlara kötülüğü öğreten, iyiliği öğreten, ikiyüzlü olmayı öğretenler bizler değil miyiz?
Suçu hep başkasına atarız. Çevresinden öğreniyorlar, kötü arkadaş ortamından öğreniyorlar, dizilerden öğreniyorlar, oynadığı oyunlardan öğreniyorlar gibi asılsız suçlamalardan bulunuruz. Onlardan hiç kötülük öğrenmiyorlar desek yanlıştır. Ama nedense suçu hiç kendimizde aramıyoruz. Ve biri bize sen suçlusun bütün bunlar senin yüzünden oldu dediğinde hemen sinirleniriz, suçu kesinlikle kabul etmeyiz. Çünkü hemen kendimizi savunmaya başlarız ve bir günah keçesi ararız.
Ne demek benim suçum; günlük harçlıkları vermişim, okul elbisesini temiz temiz giydirmişim, okuldan geldiklerinde gezdirmişim hiçbir şeylerini eksik bırakmamışım nasıl benim suçum olabilir gibi savunmalara geçeriz. Şunu bilmemiz gerekir, insanlar dünyaya ikiyüzlü olarak gelmez. Davranışlarını sonradan çevresinden öğrenir. En yakın çevresinden başlayarak, ilmik ilmik, nakış nakış örülür insanın davranışları. En kalıcı davranışları en sevdiklerinden görerek öğrenir çocuklar. Anne-babanın davranışları en kalıcı davranış olarak çocuğun karakterine yansır. Ancak hiçbir anne-baba çocuklarına sözlü olarak ‘ikiyüzlü’ ol diye söylemez. Ama anne-babanın yaptıkları davranışlarından söyledikleri sözlerden farkında olmadan çocuklarına nasıl ikiyüzlü olacağını çok rahat bir şekilde öğretebiliyorlar.
Nasıl mı?
Komşusuyla nazik, kibar, güler yüz ile konuşan anne, komşusu gittiğinde arkasından konuşmaya başlayan, iyiliğinden değil kötülüğünde bahseden anneden öğrenir. Güler yüzlülüğünden değil, çirkin bakışlarından bahseder. Çocuğun babaannesi yanındayken güler yüzlü konuşan anne, çocuğun babaannesi giderken arkasından konuşan anneden öğrenir ikiyüzlülüğü. Babası arkadaşıyla telefonda sevinçle konuşurken telefonu kapattığında arkasından konuşan babadan öğrenir ikiyüzlülüğü. Telefon açıkken başka, kapalıyken başka konuşma yapan babanın tavrını nakşeder karakterine. Öğretmeniyle iyi konuşan anne eve geldiğinde okul ve öğretmenin hakkında bambaşka konuşan anneden öğrenir. Beyinlerine bir mıh gibi çakılır kalır.
Çocuklar ne söylediğinizi, ne yaptığınızı çok iyi bilir. Çünkü çocuklar her halinizi görüyorlar…

Mehmet Ali Sökmen

Önceki İçerikحينما تتخلى الأمة الشاهدة عن رسالتها
Sonraki İçerikTesettürün Mahiyeti