Yolculuk bazen zorluklarla, bazen de güzelliklerle dolu olarak geçer. Yorgunluğa rağmen seversin bazı yolculukları…Tesettür yolculuğu da tıpkı böyleydi benim için… Zorlu ve meşakkatliydi ama sevgisi vardı yüreğimde… Çocukluğum ailemin yaşadığı küçük ve şirin bir kasabada geçti. Ailemde namaz kılınırdı. Özellikle babaannem bu konuda çok hassastı. Namaz kılan ailem, söz konusu tesettür ve başörtüsü olunca henüz zamanı değil deyip geçiştirirlerdi. Babam namaz kılan ama tesettüre karşı olan biriydi. Anlamak zordu gerçekten. Babaannem, çocukluğumda hayranlık duyduğum, kendime rol model aldığım biriydi. Bütün şefkati ve merhametiyle bana namazı sevdirmeye çalışırdı. “Güzel kızım namazını düzgün kıl, duaları doğru öğren, biz yanlış öğrenmişiz sen bizim gibi olma” derdi. Canım babaannem farkında değildi ama benim yüreğime iman tohumları ekiyordu. Namaz kılmaya ve oruç tutmaya çocukken başlamıştım. Özellikle oruç tutmak severek yaptığım bir ibadetti. Babaannemin başındaki örtüye hayranlıkla bakardım. Benim henüz zamanım değildi, çünkü böyle öğretiliyordu. Lise çağlarına gelmiş, bu hal üzere devam ediyordum. Arkadaş çevremden örtülü olanları gördükçe benim tesettüre karşı bir ilgim oldu. Onlarla olan konuşmalar beni etkilemiş ve örtünmeye karar vermiştim. Örtündükten sonra babamın çok sert tepkisiyle karşılaşmış ona karşı duramamıştım ve… Açmak durumunda kalmıştım. Kalbimden çıkarmamıştım. Güçsüz ve çaresizliğimden ve belki de bilgisizlikten kararımdan vazgeçmiştim… Lise bitti ve üniversiteyi kazanmıştım… Üniversite… Bilgi ve ilim yuvası ve severek gittiğim yerdi. Sınıf arkadaşım vardı. Başı açıktı ama
namazını kılardı. Ara verdiğim namazıma tekrar başlamış, onunla sohbet ederken rahatlıyordum. Sohbet konularımız genellikle namaz üzerine olurdu. Üniversite yıllarım böyle geçti. Ailemin, özellikle babamın üzerimdeki baskısı devam ediyordu. Tesettürün zamanı değildi. Zaman denilen şey akıp gidiyordu. Günler, haftalar, aylar derken yıllar geçti. Ve ben aynıydım. Okul nihayet bitmişti. Küçük bir ilçeye tayinim çıktı ve iş hayatım başladı. Ara ara kıldığım namaza artık terketmemek üzere başlamıştım. Arkadaşlarımdan örtülü olanların varlığı beni yeniden düşünmeye sevketti. Okuyup araştırmaya başladım. Okudukça farz olduğunu öğreniyordum. Hayat arkadaşım, çocuklarımın babasıyla bu süreçte tanıştım. Onun da bu konuda istekli olması, beni örtünme konusunda teşvik etmesi de süreci hızlandırmıştı. Mücadele başlamıştı. Nefsim, ailem ve çevrem ne derler endişesi yaşıyordum. Ben böyle düşünürken eşimin bana destek olması işimi kolaylaştırmıştı. Rabbim bana destek olacak bir eş nasip etmişti. Tüm tepkileri göğüsleyecek kadar kendimi güçlü hissediyordum. Örtünmüş, tesettürlü olarak hayatıma daha huzurla devam etmeye başladım. Huzurluydum… Çocukken babaannemin kalbime ektiği iman tohumu yıllar sonra yeşermişti. Tohumun toprağı yarıp gün yüzüne çıkma zamanıydı. İman tohumu amellerle ortaya çıkmalıydı. Babam çok tepki vermesi artık beni etkilememişti. Okuma ve araştırma sonucu olgunlaşmıştım ve daha güçlüydüm. İnandığım iman duygusu beni güçlü yapmıştı. Namaz ve dua ile tesettürümü korumaya çalışıyorum. İnsan samimi ve ihlaslı olarak adım atarsa Rabbim gerçekten yardım ediyor. Samimiyetle istemek gerekiyor…

Rabbim bu yola çıkan tüm yolcuların yollarını kendilerine kolaylaştırsın.

Önceki İçerikUMRAN…
Sonraki İçerikSoğuk İnsanı Tesettürlü Yapar