Hepimiz anneyiz… Tertemiz, masum çocuklara ve gencecik evlatlara sahibiz. Hepimiz anneyiz… Gözleri ışıl ışıl bakan koca yürekli evlatlara sahibiz. Hepimiz anneyiz… Küçücük bedeni olduğu halde büyük imtihanlar yaşayacak evlatlara sahibiz.

Evladım… Gel otur anlatayım sana… Şehit İmâm Hasan el-Bennâ’dan bahsedeyim yavruma… Şehit İmâm Hasan el-Bennâ, Müslüman Kardeşleri kurdu bir avuç insanla. Genç yaşında ilmini tamamlayıp hazırladı kendini İslâm davasına. Gece demeden gündüz demeden çalıştı. Şehirler gezdi, köyler dolaştı, davet etti insanları tek din olan İslâm’a. Zalimler durmadı hapse attılar üstadı. Yılmadı üstat, yıkılmadı; her yerde davetini yaydı.

Sene 1949… Kahire caddelerinde kurşunlandı İmâm. Hastanede müdahale etmediler ve şehitler makamına yükseldi. Benim de amacım beldeleri dolaşan, gençleri İslâm’a davet eden ve İslâm uğruna canını feda eden Şehit İmâm Hasan el-Bennâlar yetiştirmek.

Seyyid Kutub’u bilir misin? İslâmî fikirleriyle davet etti insanları, zindana atıldı, zalimin zulmüyle karşılaştı. Zulme sessiz kalmadı, direndi. Zindan hücrelerindeyken bile kalemiyle cihattan geri durmadı. Tefsir kitabını zindanda yazdı. İşkencelere tabi tutuldu. Zalimden özür dilerse serbest kalacağı teklif edilince şu tarihi cevabı verdi. “Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah’ın birliğine şehadet eden parmağım, asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.” dedi ve çok geçmeden idam edilerek şehadete kavuştu. Amacım zalimin zulmüne sessiz kalmayan, en zor durumlardayken bile elinden geleni yapan ve zulme asla boyun eğmeyen Seyyid Kutuplar yetiştirmek.

Cesaret ve sabır abidesi Zeyneb Gazalî İslâm uğruna zindanlara atılınca her türlü işkenceyle karşılaştı. Vahşi köpekler tarafından saldırıya uğrayarak işkenceler edildi. Yine de vazgeçmedi davasından. Ömrünün çoğunu zindan hücrelerinde geçiren İslâm davetinin öncü kadınlarından Zeyneb Gazalî… Amacım İslâm erleri yetiştiren Zeyneb Gazalî gibi cesur anneler yetiştirmek.

Zalim Sisi’nin yaptığı askeri darbe sonrasında Râbiatü’l-Adeviyye’de direnen binlerce gençten birisi olan Esma… Genç yaşına aldırmadan meydanlarda direndi. Azim ve kararlı duruşu bütün gençlere örnek oldu ve şehadetiyle milyonları uyandırdı. Amacım gençliğini İslâm’a adayan ve şehadete genç yaşında koşan Esmalar yetiştirmek.

Askeri darbe sonrasında zindana atılan Muhammed Mehdi Akif… İlerlemiş yaşına rağmen zindanın küflü duvarları arasında direnişe devam etti. Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen zulme tabi tutulan Muhammed Mehdi Akif bir an olsun davasından geri durmadı ve canını bu yolda feda etti. Amacım ömrünün her anında rehavete kapılmadan İslâm’a davet eden Muhammed Mehdi Akifler yetiştirmek.

Adam gibi adam Muhammed Mursî… Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı… Yapılan darbe sonrasında yıllarca hapiste tutuldu. Her zaman dik ve metanetli durdu. Yapılan zulme asla boyun eğmedi. Hakkı söyledi, hakkı haykırdı. Zindan hücrelerinde sabırla direndi. Ve sonunda şehadete nail oldu.

Amacım adam gibi adam, dirayetli ve azimli Muhammed Mursîler yetiştirmek. Ne tür sıkıntılarla karşılaşırsa karşılansın, en ağır imtihanlarda bile sabırla mücadele eden gençler yetiştirmek… Gençliğini lüzumsuz işlerle değil Kur’ân’la, ilimle, İslâm’a davet ile geçiren gençler yetiştirmek… Amacı hakkı haykırmak olan, İslâm’ı dünyanın her yerine yaymak olan gençler yetiştirmek… Sadece kendini düşünmeyen dünyanın diğer bölgelerinde zulüm gören işkence çeken kardeşlerini düşünüp bu uğurda boş durmadan çalışan gençler yetiştirmek…

Zulme seyirci olmayan erler yetiştirmek… İslâm’ı her alanda yayan ve bu uğurda her türlü fedakârlığı gösteren erler yetiştirmek… Öyle erler ki Allah’a verdikleri sözde sadakat gösteren erler… Allah Teâla ayeti kerimede şöyle buyurdu: Müminlerden bir kısım erler vardır ki, Allah’a verdikleri ahde sadakat gösterirler. Onlardan kimisi adağını ödedi ve kimisi de adağını yerine getirmek için bekliyor. Hiçbir şekilde sözlerini, hak yolundaki azim ve gayretlerini değiştirmemişlerdir. (Ahzab, 23)