Her zaman çocuklar mı hata yapar ya da her zaman gençler mi hata yapar?
Ya büyükler? Onlar hiç hata yapmazlar mı?
En basit bir kırgınlıkta yıllarca küs kalırlar mesela. Hatta bazen birbirlerini hiç affetmezler.
Bazıları kendi hayallerini çocuklarının üzerinde gerçekleştirmeye çalışır ve onların istemedikleri şeyleri zorla yaptırırlar onlara ve bu da zulme dönüşür maalesef. Muhakkak falanca fakülteyi okumalısın, muhakkak şu mesleği yapmalısın, muhakkak şöyle biriyle evlenmelisin, muhakkak şu yoldan gitmelisin, muhakkak muhakkak…
Ben fakir biriyle evlendim, sen zenginle evlen kızım, ben gençken yapamadım sen yap kızım, ben gençken gidemedim sen git oğlum…
(İbrahim) Babasına: “Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?” (Meryem, 42) demişti.
Yeri geldiğinde evlat da ana-babasına nasihat edebilmeli değil mi?
Yeri geldiğinde gençlerin daha sağlam kararlar alabildiğinin farkında olmalı değil miyiz? Evet Hz. Yûsuf kardeşlerinden küçüktü ama onlardan daha sağlam kararlar alıyordu.
Ashabı Kehf, Rablerine iman etmiş bir gurup gençti, Allah da koca krala, imparatorluğa karşı onları korudu.1
Evet çocuklar veyahut gençler bazı kararları kendileri veremeyebilir ya da yanlış kararlar alabilirler. Ebeveynin yapması gereken ona yardımcı olmak, doğrusunu anlatmaktır. ” Böyle yapman daha uygun olur”, “Diminize göre bu daha uygundur ” vb. telkinlerde bulunmak elbette ebeveynin görevidir. Ne yazık ki çokça duyduğumuz ve şâhid olduğumuz şeyler: “Annem geniş kıyafet giymeme izin vermiyor, bizimkiler derslerin çok iyi, güzel bir fakültede okuyacağına neden medreseyi tercih ediyorsun? Yeter artık kitap okumaktan gözlerin bozulacak. (Kişi masaya oturalı yarım saat olmuş)”
Büyüklerin amacı ne büyükler sorumluluklarının ne kadar farkındalar?
Kendisine, ailesine, topluma faydalı olacak dürüst edepli bireyler, nesiller mi yetiştirmek yoksa merhametsiz, duygusuz sadece para kazanan robotlar mı yetiştirmek?
Anneler, babalar, büyükler!
Çocuklarınız size Allah’ın emanetidir. Onları dünyalık ihtiraslarınız için değil, Allah’ın rızasına ulaşmak için kullanın.
“Dünya malı ve çocuklar dünya hayatının ziyneti/süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlıdır.” (Kehf, 46)

1) Kehf, 13.