Maddi ve manevi yönü ile insanoğlu kompleks bir varlıktır. Bu kompleks varlığın hem bedeninin hem de ruhunun beslenmeye, gıdaya ihtiyacı vardır. Ramazan ayı hem bedenin hem de ruhun ihtiyacı olan gıdayı karşılayan bir aydır. Yıl boyunca beden haz ve hız peşinde yorulurken, ruh da nefsin istek ve arzularıyla yıpranır. Bedeni ve ruhu şifaya ulaştıran bu ay, otuz günlük maddi ve manevi bir eğitim ve arınma programıdır. Bu ayda beden dinlenirken, ruh harekete geçer; beden sıhhate, ruh sükunete erer. Böylece beden ve ruh terakki içinde, fıtrata doğru tekâmül eder.
Ramazan ayında beden ve ruhta meydana gelecek olan bu inkişafı yaşamak için yapılması gereken şeyler vardır:
Ramazan’da bilinçli bir okuma ile Kur’an’ı okumalıyız
Ramazan ayı, Kur’an’ın indirildiği aydır. Kur’an insanlık için doğru yolu gösteren ve hak ile batılı ayıran bir hidayet rehberidir. Peygamberimiz (sallahü aleyhi vesellem) ve Ashabı Kur’an’ı en çok bu ayda okumuşlardır. Bu ayda çokça Kur’an okumalı, aynı şekilde meali ve tefsiri ile birlikte Kur’an’ı anlayan ve sorumlulukların da farkına varan bir okuma ile Kur’an’ın şifasından ve nurundan istifade etmeliyiz.
Ramazan ayı, oruç ayıdır
Ramazan ayı İslam’ın beş şartından biri olan orucun farz kılındığı bir aydır. Oruç, Allah katında çok büyük sevabı olan bir ibadettir. Oruç tutmak beden için sıhhattir. Aynı zamanda oruç, nefsin süfli meyillerine karşı ruhun iradesini kuvvetlendiren, ruhu kemale erdiren, bedeni ve ruhu günaha karşı koruyan bir kalkandır.
Tövbe ve istiğfar etmeliyiz
Hz. Muhammed (sallahü aleyhi vesellem), Ramazan gelip geçtiği halde günahlarını affettiremeyen, Allah’ın affını elde edemeyenlere yazıklar olsun diyerek, bu aydan istifade edemeyen kişileri kınamıştır. Çünkü Ramazan’da Allah’ın mağfiret ve rahmet kapıları sonuna kadar açıktır. Bu ayda günahlarımız, hatalarımız, isyan ve tuğyanlarımız için nedamet duyarak tövbe ve istiğfara yönelmeliyiz.
Ramazan ayında bolca ibadet etmeliyiz
Peygamberimiz (sallahü aleyhi vesellem) ibadeti en çok bu ayda yapardı. Özellikle Ramazan’ın son on günü girince geceleri ibadet eder, ailesini de ibadet etmeleri için uyandırırdı. Ayrıca bin aydan hayırlı olan Kadir gecesinin bugünlerde olabileceğini zikrederek, ümmetine de Ramazan’ın son on gününü iyi değerlendirmelerini tavsiye ederdi.
Dua etmeliyiz
Oruçlunun duası Allah’ın kabul ettiği dualardandır. Ramazan günlerinde kendimize, anne ve babamıza, yakınlarımıza, sevdiklerimize ve tüm Müslümanlara dünya ve ahiret saadetleri için bolca dua etmeli, İslam dünyasının huzur, birlik ve dirliği için Allah’a yalvarmalıyız.
Bu ayda iyilik ve hayırda yarışmalıyız
Ramazan ayı hayır, hasenat ve salih amelleri barındıran bir aydır. Efendimiz (sallahü aleyhi vesellem) bu ayda her zamankinden daha fazla gayretli ve cömert olmuşlardır. Çünkü bu ayda yapılan hayır diğer aylarda yapılan hayırlardan daha fazla karşılık görür. Ramazan’da cömert davranarak yetimlere iyilik yapmalı, fakir ve yoksulun hakkını gözetmeli, toplumsal yardımlaşma ve dayanışma örnekliğini göstermeliyiz.
Tüm kötülüklerden uzak durmalıyız
İbadetimizi bozan, orucumuza zarar getiren her türlü söz ve davranışlardan uzak durmalı, Ramazan’ın huzur veren atmosferinde Rabbimize yakın olmanın halvetiyle nefsimizi terbiye etmeliyiz.
Ramazan sofralarında bir arada olmalıyız
Bu ayda komşu, akraba ve Müslüman kardeşlerimizle aynı sofralarda bir araya gelip, beraber iftar yapmanın sevincini tatmalıyız. Ramazan sofraları komşu, akraba ve diğer kardeşlerimizle aynı sofralarda bir araya geldiğimiz, muhtaçların da unutulmadığı, fakirin, yoksulun ve yetimin hatırlandığı bereketli sofralardır. Hadis-i şerifte bildirildiği gibi bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları affolur. O oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir. Bu sevabı elde etmek için illaki göze hitap eden, çok çeşitlerin bulunduğu zengin sofralarına da gerek yoktur. Bir hurmayla iftar verene de, yalnız suyla oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilir.
Teravih namazlarını ihmal etmemeliyiz
Ramazan ayına özgü olan teravih namazı, Müslümanları yan yana, omuz omuza bir araya getiren, Ümmeti Muhammedi Allah huzurunda saf yapan, tüm inananları eşitleyen ve kardeşliğimizi pekiştiren sünnet bir namazdır. Cami, mescid veya toplantı yaptığımız, bir araya geldiğimiz mekanlarda teravih namazı kılarak, bu duygu ve davranışlardan hareketle Ramazan günlerinden istifade etmeliyiz.
Bu ayda itikafa girmek sünnettir
Hz. Aişe’nin (r.a) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sallahü aleyhi vesellem) ömrünün sonuna kadar Ramazan aylarının son on gününde itikâfa girmiştir. Daha sonra Hz. Peygamber’in zevceleri itikâfı sürdürmüşlerdir. Erkekler mescitte itikafa girerken, kadınlar evlerinde itikaf yapabilirler.
Bayram sevincini yaşamalıyız
Allah Resulü’nün buyurduğu gibi bayram sevinç günleridir. Bu ayı ihya etmenin ve oruç tutmanın mükafatı olan Ramazan Bayramı, Allah’ın yeryüzündeki mümin kullarına bir ödülüdür. Bayram günlerinde bayram sevincini bize yaşatan Allah’a şükretmek, O’nu zikretmek, bayramda neşeli olmak, Müslüman kardeşlerimizin bayramını tebrik etmek, onlara tatlı söz söylemek, güleryüzlü olmak, gücümüz yetiyorsa muhtaçlara sadaka vermek, dargın kardeşlerimizi barıştırmak hoş karşılanan davranışlardandır.
Beden ve ruhun şifa ve inkişaf bulacağı bereketli bir Ramazan yaşama dileğiyle…

Önceki İçerikSenin Acziyetin Ne?
Sonraki İçerikSekülerizmin Gölgesinde Yeni Yaşantılar