Sosyal medyanın etkili bir gücü ve kuşatıcı bir dili vardır. Bu güç ve dil, her geçen gün kendini geliştirerek hayatımıza farklı bir boyut ve etki bırakmaktadır. Kimi zaman üzen, kimi zaman sevindiren, kimi zaman geliştiren, kimi zaman gerileten, kimi zaman ahlaksızlaştıran, kimi zaman örnekleştiren, kimi zaman ağlatan ya da güldüren bir etki bırakmaktadır. Kimileri edebi ve âdâbı ile usül ve esaslara uyarak sosyal medyayı etkili ve verimli kullanırken kimileri de hiçbir kural ve sınır tanımadan herkese sataşarak sosyal medyada zaman öldürebiliyor. Bu açıdan hal böyle iken istisnasız her kullanıcının etkileşimde ilke ve kurallara uyması, nezaket ve adap açısından önem arz etmektedir.
Koronavirüs ile başlayan pandemi süreci ile beraber sosyal medya ve internet dünyası öncesine kıyasla büyük bir ilgi gördü ve görmeye de devam ediyor. Artık kesin olarak söyleyebiliriz ki dijital bir çağın kapısı aralandı. Şimdiden yeni farklı bir yaşam tarzı ile karşı karşıyayız. O halde hayatımızın tüm noktasında bir adap, bir edep, bir kural, bir nezaket varsa sosyal medyanın da bir âdâbı vardır. Sosyal medyanın bir âdâbının var olma zorunluluğu her geçen gün kendini iyice hissettirmeye de başladı. Hayat her yönü ile değişim içinde olup ihtiyaçlar süreklilik arz ediyorsa değişen hayat şartlarına göre de usül ve esaslar her yönü ile bir adap da Sosyal Medya’da olmalıdır.
Yaptıklarımız ve konuştuklarımızın yanına, zihinlerimizin ve ellerimizin ürettiklerini yani yazdıklarımızı, çektiğimiz videoları ve fotoğrafları da eklemeliyiz. Zira bugünün dünyasında tuşlarına dokunduğumuz bilgisayar vb. aletlerle ürettiklerimizin yazılı, görsel medyada nasıl yayıldığı herkesin malumudur. Sosyal Medya ile Facebook, Youtube, İnstagram ve Twitter gibi sosyal ağlarda insanlar birbirleri ile konuşuyor, grup sohbetleri yapıyor. Sadece Sosyal Medya ağları ile de değil, internet aracılığı ile diğer uygulamalara da ulaşıyor ve aradığımız her şeyi saniyesinde bilgisayarımızın ekranında, tabletimizde hatta cep telefonumuzda görebiliyor ve bilgi kaynağımızı daha da genişletebiliyoruz. Birçok banka işlemleri, başvurular ve ödemeleri internet üzerinden de gerçekleştirilebiliyoruz. Hatta pandemi süreci ile beraber eğitim hayatımızda da uzaktan eğitim ile öğretmenlerimizi evimize misafir eder hale geldik. Daha önce konferans ve seminer salonlarında görmeye alışık olduğumuz üstatları, artık ailecek evimizdeki televizyonlarda, elimizdeki cep telefonlarında ve çalışma masamızın üstündeki bilgisayarlarda izlemeye başladık.
Madem hayatımızda belirgin olarak yerleşen bir Sosyal Medya var, o zaman hesap gününde mutlak sorgu bilinci içinde olan biz Müslümanlar “Sosyal Medya Âdâb-ı” oluşturmak zorunda ve durumundayız.
Sosyal Medya’nın âdâbı nasıl olmalıdır, sorusunun cevabı aslında çok da kolay değildir. Görünenin aksine internet dünyası dolayısıyla Sosyal Medya ağları bizi bazı tehlikelere sürükleyebilir. O yüzden burada da İslami kurallara uygun hareket edip bu çerçevede Sosyal Medya’yı kullanmamız her zaman yararımıza olacaktır.
Sosyal Medya âdâbının oluşturulmasına yönelik farklı çalışmalar bulunmaktadır. Bugüne kadar konuşulan fakat yazıya geçirilmeyen önerilerden İslami prensipler içinde maksadına uygun olanları sizler için aşağıda paylaşıyoruz.
1-Muhatap kim ve anlatılmak istenilen ne olursa olsun kullandığımız yazılı iletişim dili, gönülleri fethedecek nitelik ve güzellikte olmalıdır.
2-Kaba, çirkin ve sert kelimelerden kaçınmalıyız. Kaba, çirkin ve sert kelimelerle kurulan iletişimde başarı sağlanamayacağı gibi birlik ve beraberliğimize halellik getirecektir.
3-Fayda getirmeyen, anlamsız, malayani meselelerden kaçınmalıyız. Toplumu ve bireyleri ilgilendiren faydalı konular üzerinde durmalıyız.
4-İletişiminde faydalılık esas alınmalıdır. Bilgilendirme, öğretme, haberleşme, iyiliği emretme, kötülükten sakındırma, Hakk’a ve hayra yönelik kamuoyu ulaştırma amacı taşımalıyız.
5-Mecbur kalmadıkça özel hayatı ve aileyi ilgilendiren paylaşım ve durumlardan kaçınmalıyız.
6-Sade, akıcı ve anlaşılır bir yazı dili kullanmalıyız. Belirleyeceğimiz dil mümkün olduğu kadar yalın ve sade olmalı ve imla kurallarına tamamen uyulmalıdır.
7-Paylaşımlarımız abartıdan uzak, ölçülü ve tutarlı olmalıdır.
8-Sözlü ve yazılı iletişim dili farklılık arz ettiğinden muhatabımızın bizi yanlış anlamaması için emojiler kullanmalıyız.
9-Kişileri alaya almayalım ve küçümsemeyelim. Espri ve mizahta aşırıya kaçmayalım. İçeriklerimizin de belli bir kalitede olmasına dikkat edelim.
10-Birleştirici ve yapıcı paylaşımlar yapalım. Eleştirilerden mümkün mertebe kaçınalım, eleştiri yapacak durumda olsak da yapıcı olalım ve nezaket diline dikkat edelim.
11-Başkasının resmini izinsiz yayınlamayalım. Önemli hususlarda etiketleyeceğimiz kişinin rızası olmadan o kişiyi etiketlemeyelim.
12-Başkasının paylaşımını kaynak göstermeden asla paylaşmayalım.
13-Öfkeli olduğumuzda asla bir gönderi paylaşmayalım. Tepkili olduğumuz bir paylaşıma aniden cevap yazmayalım. Düşünelim, ölçüp tartalım öyle cevap verelim. Aksi takdirde kendimize ve karşımızdakine zarardan başka bir şey kazandırmayız.
14-Görüntülü sohbet ederken veya video gönderirken kılık-kıyafetimize ve ortamımıza dikkat edelim, rahatsız edici veya kaba bir şey olmadığından emin olalım.
15-Topluma mal olmuş, herkes tarafından bilinen tüzel kişiler hariç tanımadığımız insanlara arkadaşlık isteği göndermeyelim, onları takip etmeye kalkmayalım, takip isteğinde bulunmayalım, sırf takipçi sayısı artsın diye de onlarla DM’den iletişime geçmeyelim ve asla faklı yollara başvurmayalım. Aksi durumda yasal olan ve olmayan farklı iş ve işlemlere maruz kalırız. Özel hayatın mahremiyeti açısından da suçlu konumda oluruz.
16-Topluma, aileye, bireye zarar veren, ahlaksızlığı yayan kişi ve kurumların hesaplarını takip etmeyelim, onlara itibar etmeyelim.
17-Paylaşımların zaman aralığına dikkat edelim. Sık sık paylaşım yapmayalım, tekerrür paylaşımdan kaçınalım, paylaşım yaparken de müspet bir amacımız olsun.
18-Bilgi kaynaklarımızdan emin olalım ve paylaşmayı düşündüğümüz her haberi doğrulatalım. Doğruluğundan emin olmadığımız hiçbir haberi paylaşmayalım.
19-Gündemde üst sıralarda diye aramalarda dikkat çekmek için gereksiz, müstehcen ve çirkin olan hashtag’leri asla kullanmayalım.
20-Arkadaşlarımızdan paylaşımlarımızın beğenilmesi veya paylaşılması için asla talepte bulunmayalım.
21-Olduğumuzdan farklı biri gibi görünmeye çalışmayalım. Özgüvenimizi koruyarak kendimiz olmaktan asla çekinmeyelim. Aksi durumda silik bir karakter sahibi oluruz.
22-Sosyal Medya’da gereğinden fazla zaman geçirmeyelim. Belli bir zaman dilimi belirleyelim. İhtiyaca göre hareket edelim. Sosyal Medya bağımlısı olacak şekilde eğlencesine vakit geçirmeyelim. Vakit hayattır, düsturu ile hareket edelim.
Bu medya dünyasında yeni bir yaşam alanı açıldığına göre yukarıda belirtilen maddelere göre hareket etmemiz dünya ve ahiret saadeti açısından önem arz etmektedir. Hayatın her alanında olduğu gibi Sosyal Medya’da da yaptığımız her şeyin hesabını Allah azze ve celle’ye vereceğimizi hatırlatmak isterim. Herkesin amel defterlerinin yazıcısı olan Kiramen Kâtibin Melekleri RAKİB ile ATİD’in de her daim iş başında olduğunu unutmayalım. İster Sosyal Medya’nın içinde ister okulda ister direksiyonun başında ister evimizde ailemizle olalım amel defterimiz her daim açık ve her şeyimiz yazılıyor. İyilik arz edersek güzelliklerimizi RAKİB hızlıca kaydeder; kötülük yapar ya da kaba sözler sarf edersek ATİD, amel defterimize aleyhimize delil olacak şekilde kaydımızı tutar. Ona göre dikkatli olup gaflete düşmemek gerekir. Çevremizde öyle kişiler var ki sosyal medyada öyle çirkin ve kaba sözler sarf ediyordu ki onlara şunu söylemek isterim: Güzel kardeşim, Sosyal Medya’da iken amel defterin kapanmıyor, bilgin olsun. ATİD yazmada asla üşengenlik göstermez. Evet, sadece konuşup yazdıklarımızdan ve davranışlarımızdan değil, sanal âlem de olsa başkalarının mahrem yönlerini araştırıp yaydıklarımızdan, hakkında bilgimiz olmayan haber ve sözleri yazmaktan da muhakkak sorgulanacağız.
İsrâ suresi 36. ayeti “Bilmediğin şeyin ardına düşme! Zira kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.” ve “İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen, ancak dillerinin ürettikleridir.”1 hadisi ne kadar da yol göstericidir. Bir an durup düşünelim Sosyal Medya’da ne yapıyoruz, durumumuz ne? Tekvîr suresinin 26. ayetinde “Hal böyle iken nereye bu gidiş?” sorusuna müspet bir cevap verebiliyorsak her şey yolunda demek. Yok, eğer bu soruya aksi bir cevap söz konusu ise Kâria suresinin 9. ayetindeki “Onu kucaklayacak olan hâviyedir.” ikazına muhatap olmuş oluruz, bu da kimsenin isteyeceği bir hâl olmasa gerek.
Allah azze ve celle; ümmeti, toplumumuzu, bizleri ve evlatlarımızı Sosyal Medya’nın zararlarından ve çıkmazından muhafaza etsin. Sosyal Medya’yı da yukarıda belirtilen adapları uygun olarak kullanan bilinçli kullarından eylesin!

1) Tirmizî, İmân 8