Piller

İki asırdan beridir günlük yaşantıda önemli bir yer edinmiş piller, motorlu taşıtlarda, elektronik cihazlarda, oyuncaklarda, saatlerde vb. yerlerde geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Birçok alanda hayatımızı kolaylaştıran bu ürün, içerisinde cıva, kurşun, nikel, kadmiyum gibi ağır metaller bulundurur. Örneğin çöpe atılmış piller zamanla bozularak içindeki bazı tehlikeli maddeler serbest hâle gelir. Bunlardan biri de cıvadır. Doğada bozulmayan cıva, havaya karıştığı takdirde deri veya solunum yoluyla canlıların vücuduna girerek toksik etki oluşturur. İçerisine az miktarda da olsa cıva karışmış bir suyun sulama amaçlı kullanılmasında bitkilere, içme suyu amaçlı kullanılmasında ise hayvan ve insanlara ciddi zararlar verebilir.

Doğada toprak ve suya karışarak canlıların vücuduna giren diğer zararlı maddelerden biri olan kurşun, kansızlık, mide rahatsızlıkları, kısırlık ve kansere neden olmaktadır. Kadmiyum ise prostat kanserine yol açmaktadır. Doğaya onlarca farklı zararı olan atık piller konusunda, hayatının birçok aşamasında pili kullanan biz insanlar, daha duyarlı ve dikkatli olursak olası birçok zararın önüne geçmiş oluruz.

Pillerin zararını azaltmak için dikkat edilmesi gereken bazı önemli bilgiler;
Uzun süre kullanılmayacak cihazların içindeki piller çıkartılmalı, artı ve eksi uçları kuru bir bezle silinmeli ve kısa devre oluşturmayacak şekilde naylon bir torbada veya karton kutuda muhafaza edilmelidir. Aksi takdirde pillerin içindeki kimyasal çözeltilerin dışarı sızıp cihaza zarar verme ihtimali oldukça yüksektir.

Bütün pil sistemleri belirli bir kullanım süresine sahip olduklarından, her zaman ihtiyaç duyulan sayıda pil satın alınmalıdır.

Yeni satın alınmış piller kullanım aşamasına kadar orijinal ambalajlarında tutulmalıdır.
Piller buzdolabında saklanabilir. Ancak piller buzluk veya derin dondurucu bölümlerine konulmamalıdır. Buzdolabından çıkartılan piller, 24 saat oda sıcaklığında tutulduktan sonra kullanılmalıdır.

Piller cihazlara yerleştirilirken temas noktalarının iyice temizlenmesi fayda sağlayacaktır. Aksi hâlde enerji kayıpları söz konusu olacaktır.

Şarjlı piller, kendilerine özgü şarj cihazları kullanılarak ve imalatçı firmanın öngördüğü süreye uyularak şarj edilmelidir. Bu suretle pillerden yüksek verim elde edileceği gibi pillerin aşırı ısınmaları, şişmeleri, gaz çıkarmaları, alevlenmeleri ve hatta patlamaları önlenecektir.
Şarj işlemlerinin her zaman oda sıcaklığında yapılmasına dikkat edilmelidir. Yüksek veya düşük sıcaklıklarda şarj veriminin çok düşeceği unutulmamalıdır.

Cep telefonlarında yaygın olarak kullanılan ve şarj edilebilir türdeki li-iyon pilleri aşırı şarjlara maruz bırakılmamalı, yüksek sıcaklıklarda tutulmamalı ve dâhili/harici kısa devrelerden korunmalıdır.

Sürekli şebeke cereyanı ile çalıştırılan dizüstü bilgisayarlarındaki li-iyon pilleri, cihazın yarattığı sıcaklıktan korunmak üzere, bilgisayardan çıkartılmalı ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir.

Atık hâldeki piller ayrı bir yerde (naylon torba, kutu veya kavanoz gibi) biriktirilmelidir.
Evinizde veya iş yerlerinizde biriken atık piller uzun sürelerle muhafaza edilmemeli, belediyeler ve bazı sivil toplum kuruluşları tarafından şehrin bazı noktalarına bırakılan atık pil toplama kutularına bırakılmalıdır.

Toplanan atık piller bulunduğunuz yere en yakın market, muhtarlık, okul, hastane vb. yerlerdeki atık pil toplama kutularına atılmalı veya satın alındıkları yerlere götürülmelidir.
Atık pillerin bünyelerindeki bazı metallerin geri kazanılabileceği ve bu suretle ülke ekonomisine katkıda bulunulabileceği unutulmamalıdır.

Çevrenizde bulunan pil tüketicileri, yukarıda anlatıldığı şekilde davranmaya davet edilerek onlara örnek olunmalıdır.

Piller delinmemeli, ezilmemeli ve özellikle düğme şeklindeki minik piller küçük çocukların ulaşacağı yerlerde tutulmalıdır.

Yağlar

Yağlar, canlı yaşamı için en temel besin öğelerinden biridir. Evlerde yemek yapmak için kullandığımız yağlar iki çeşittir: Bitkisel ve hayvansal yağlar. Yemek hazırlamak için veya yemeğe tat vermesi için kullandığımız yağlar, yapıları gereği tek kullanımlıktır. Kullanılmış yağın yapısı değişerek tekrar aynı etkiyi gösteremez.

Kızartma işlemi sırasında, gıdada meydana gelen değişimlerle birlikte kızartma yağında da fiziksel ve kimyasal değişimlere neden olan bir dizi reaksiyon oluşmaktadır. Kızartma sırasında yağda oluşan fiziksel değişimler sonucu renk koyulaşır, akışkanlık azalır, köpürme olur… Kızartma yağları 2-3 seferden fazla kullanıldığında zehirleyici forma dönüşür ve bu durum kalp damar hastalıkları, kanser vb. hastalıklara davetiye çıkarır.

Kullanılmış bitkisel atık yağlar kesinlikle tekrar kullanılmamalıdır. Bitkisel atık yağların lavaboya dökülmesi hâlinde lavabo ve kanalizasyon borularının tıkanmasına neden olur. Bir litre bitkisel atık yağ, yaklaşık olarak bir milyon litre içme suyunu kirletmektedir. Kirlenen yeraltı sularını temizlemek çok pahalı ve zordur. Yer altı suları her ülke için önemli bir içme suyu kaynağıdır. Ayrıca atık sulara karışan bitkisel atık yağlar deşarj edildikleri nehir ve denizde suyun yüzeyini kaplayarak hava almasını engeller ve balık ölümlerine yol açar.

Atık yağlar çevrede toksik etki oluşturacağı için lavaboya çöpe vb. yerlere atılmamalıdır. Bunun yerine geçici bir şekilde depolamak ve biyoyakıt olarak geri dönüşümünü sağlamak için gerekli birimlere teslim edilmelidir. Ülkemizde birçok belediye şehrin belli bölgelerinde atık yağları toplamaktadır. Buna ek olarak 5 litre ve üzeri atık yağlar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 444 28 45 numaralı danışma hattını arayarak evlerden alınması sağlanabilir. Bunun dışında bazı süpermarketlerin atık yağ toplama alanlarına bırakılabilir. Toplanılarak geri dönüşüm tesislerinde biriken atık yağlar genel olarak biodizel adı verilen hayvansal ve bitkisel yağlardan üretilen yenilenebilir yakıtlara dönüştürülür.

Önceki İçerikAnız Yakmanın Zararları ve Vebali
Sonraki İçerikMao’nun Serçe Katliamı