İdeal Evlilik Nasıl Olmalıdır?

0
2986

ideal-evlilik-nasil-olmalidir-onizlemeEditörden

Kendileri ile sükûnet bulasınız diye…

İnsan ihtiyaç duyduğuna yönelir. Sükûn bulmak, kendinde eksik olan yönü tamamlama faaliyetidir.

Kadın ve erkek birbirlerini tamamlayacak şekilde yaratılmışlardır. Kadının duyguları dalgalı iken erkeğin ise soğukkanlı ve dingindir.

Kadının eşine olan ihtiyacı yaratılışındaki zayıflık nedeniyle kendisine tutunmak, onunla güven duygusu hissetmek nedeniyledir.

Erkek evine geldiğinde kadında daha baskın olan sevgi duygusunu hissederek sükûnete erecektir. Aynı şekilde kadın, koruyucusu ve dayanağı ile buluştuğu için güven ve huzur içinde sükûnete erecektir.

Öyle ise, kadın ve erkek birbirini tamamlayan bir bütünün iki ayrı parçasıdır. Bir çift ayakkabı misali… Biri olmadan ötekinin olması anlamsızdır. Ne kadar değerli olursa olsun tek ayakkabı yararsız ve kullanışsızdır.

Kâinatta bireyselliğe yer yoktur. Her yaratılan yüce yaratıcı tarafından çift olarak kodlanmıştır. Doğru fıtrat ancak bu şekilde korunabilir. Bu sayede toplumu oluşturan her aktör görevini hakkıyla yerine getirir. Bugün batı toplumu bize bireysel yaşamı özendiriyor. Aile kurumunu ve anneliği ise itici bir şekilde takdim ediyor.

Oysa anneliği reddeden her kadın fıtratındaki en önemli duygusal yönünü hissedemeyeceği için eksiktir.

Çünkü annelik şefkat, merhamet, sevgi, terbiye ve toplumu inşa etmek demektir.

Bu duyguların hissiyatına varamamış bir kadın fıtratına aykırı bir hayat yaşıyor demektir.

Yani mana yönünü yok etmiş bir cisimden ibaret kalacağı için elbette yarımdır.

Gerçek bir toplumsal dönüşüm ve değişim hareketi ilk olarak aile ortamı olan “evlerden” başlar.

Sosyal anlamda aile, bir toplumu ayakta tutan son kaledir. Bir bina için sütun, bir çiçek için toprak ve güneş ışığı ne ise, bir toplum için de aile odur. Aile ağacının, kurumaması için toprağının zararlı etkenlerden korunması, ilgi ile bakımının yapılması, ahlaki değerler ile sulanması ihmal edilmemelidir. Biri eksik olursa, kurumaya yüz tutar.

Toplumun tamamının gerçek eğitimcisi olan saliha kadınların gözetiminde olan aileler bizim için son kale mesabesindedir.

Takva üzere tesis edilmiş evliliklerde anneler, şahsiyet ve karakter sahibi bir nesil yetiştiren mektebin muallimesidir.

Sevgi, şuurlu bir itaat ve sadakat sahibi saliha bir eş ile kurulacak yuvalar, elbette cemiyetin en büyük güvencesi ve huzur odağı olacaktır.

‘Ey Rabbimiz, bize göz aydınlığı olacak eşler ve nesiller bağışla; bizi takvâ sahiplerine öncü eyle. (Amin)

Muharrem GÜNEŞ | Genel Yayın Yönetmeni