Yahya ERTEN

Değerli kardeşim,

Bu yazımızda Peygamberimize (sav) vacip olan, “gözümün nuru” dediği, efendimizin hiç terk etmediği ve bizler için de sünneti müekkede olan teheccüd namazının öneminden ve günümüzde bizi bu büyük ibadet ve kazançtan alıkoyan sebeplere değineceğiz.

Teheccüd, yatsı namazını kılıp bir miktar uyuduktan sonra kalkıp kılınan namaza verilen addır, iki rekâttan on iki rekâta kadardır.

Peygamber efendimiz, aşırı istek duyduğu ve çok hoşlandığı bu namazla alakalı şöyle buyurur. “Gece namazına devam ediniz. Zira bu sizden önceki salihlerin ibadetidir. Çünkü gece ibadeti, Allah’a yakınlık, günahlara keffaret olup insanı bedenî hastalıklardan korur ve günahlardan uzaklaştırır.” (Tirmizî)

Resûlullah (sav) teheccüd namazını hiç terk etmezdi. Hastalandığında veya bedeninde bir ağırlık hissettiğinde oturarak kılardı. “Sabah namazından önce kılınan iki rekât nafile namaz dünyanın tamamından daha hayırlıdır” (Müslim[1]) buyururdu.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “O müttakîler, geceleri pek az uyurlar, seher vakitlerinde de istiğfâra devam ederler.” (Zâriyât, 17-18)

Peygamberimizin (sav) teheccüd aşkı, güzide ashabı, Asrı saadet toplumuna da geçmişti. Onlar da gece kalkıp namaz kılmayı, Kur’ân okumayı, istiğfar ve dua etmeyi, Allah’ı zikretmeyi sıcak yataklarına tercih ediyorlardı. Asrı saadet toplumu bu özellikleriyle dönemin bütün zor şartlarına rağmen Allah’ın yardımıyla İslâm davetini dünyanın en ücra noktalarına ulaştırdılar, Allah (c.c) onlara büyük fetihler nasip etti.

Allah Teala’nın ümmete gönderdiği mücahit İslâm önderleri de geceleri abitlerdi, geceleri çokça namaz kılarlardı, Allah’ı zikrederlerdi ve Müslümanların dertlerine çareler ararlardı.

Müslüman ferdi, dolayısıyla aileyi, toplumu ve vatanını ayakta tutan, onun uyanmasına, ihya ve inşasına vesile olan teheccüd namazıyla alakalı birçok ayet ve hadis mevcuttur. Burada birkaç tanesini aktarmakla yetineceğiz.

Allah (c.c) Kur’ân-ı Kerîm’de; “Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbin rahmetini dileyen kimse, inkâr eden kimse gibi midir? (Zümer, 9)

 “Onlar gecelerini Rableri için kıyama durarak ve secdeye vararak geçirirler. Onlar “Rabbimiz! bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli acıdır” buyurur. (Furkan, 64)

Peygamber Efendimiz (sav), “Farz namazlarından sonra en faziletli namaz gece kalkarak kılınan namazdır (1). “Kim geceleyin uyanır ve karısını da uyandırarak beraberce iki rekât namaz kılarlarsa, Allah’ı çok zikreden erkek ve kadınlardan yazılırlar (2).buyururlar.

Bizleri ve ailelerimizi bu faziletli ibadetten alıkoyan, bu ihya ve diriliş ruhundan uzak tutan sebepler nelerdir? Bu hastalık bende duçar olmuşsa acaba başkalarına da sirayet etmiş midir, diye düşünmek ve bu hastalık için çareler aramak, bulunan çareleri de zaman geçirmeden uygulamak gerekir.

Resûlullah’ın (sav) Asrı Saadetin ve İslâm önderlerinin bu kadar önem verdiği teheccüd namazını neden kılamıyoruz, sualini irdelemek istiyoruz.

Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş yapan insanlık birçok zahmetli işten rahat ve az zahmetli bir hayata da geçiş yapmış oldu. Bulunan icatlar insanlığın işlerini kolaylaştırırken icat sahiplerinin ve ülkelerinin de ekonomik olarak da kalkınmalarına vesile oluyordu. Öyle ki sanayi toplumu doymak bilmeyen, gözü doymayan bir hal aldı, bu halleri diğer insanları ve toprakları sömürmelerine ve topraklarını, zenginliklerini gasp etmelerine sebep oldu.

Sanayi ve sonraki bilim toplumu da daha büyük icatlar buldu ve tüketicilerin hizmetine sundu. Kısa süre içinde karşı karşıya kaldığımız büyük teknolojik buluşlar karşısında ihtiyacımızın çok ötesinde almaya, kullanmaya, tüketmeye ve tükenmeye başladık. Bu yeni durum bizi birçok yönden etkiledi. Bundan maalesef ibadetlerimiz de etkilendi.

Günümüzde bizi başta teheccüd olmak üzere diğer ibadetlerden alıkoyan birkaç nedeni belirtmek istiyoruz:

  1. Televizyon: Vaktimizin önemli bir kısmını alıyor, kanal değiştirmek için kullandığımız kumanda bizi kumanda etmektedir.
  2. Bilgisayar ve internet: İnternetle beraber bir köy haline gelen dünya elimizin altındadır. Ama bizim o köyü internete rağmen anlamaktan uzağız.
  3. Yeni nesil telefonlar: Şu anki en büyük problemimiz; yanımızdan ayırmadığımız bizimle beraber yatan, bizimle beraber lavaboya gelen, içli-dışlı olduğumuz cihaz.
  4. Gece vardiyalarında çalışma: Zorunlu çalışma stratejisi.
  5. Rızk endişesi: Daha fazla çalışma ve bu durum, beden yorgunluğu yapar.
  6. Vurdumduymazlık: Sanki, cenneti garanti etmiş gibi bir hayat ve kabul fertlere daha cazip geliyor.
  7. Kişinin belli bir plan ve programının ve olmaması: Planı olanlar planı olmayanlara karşı galip gelirler. Planı olmayanlar planı olanların plan alanı olurlar.

Doğal olarak başka nedenler de sayılabilir. Önemli olan bu sebeplere rağmen teheccüd namazını kılmak, kılabilmek…

Bu yazıyı okuyan kardeşim, unutma, bu gece teheccüde kalkacaksın. Belki de bu gece senin son gecen!..

Kaynakça

  1. Müslim, Sıyâm, 202, 203.
  2. Ebû Dâvûd, Vitr, 13.