Barış OKTAY

Dünya, Afrika’nın adını son yüzyılda hep acı, savaş, sömürge ve işgallerle duydu. Bu işgaller ve sömürüler bazı Afrika ülkelerinde çeşitli şekillerde artarak devam etmektedir. Bazı Afrika ülkelerinde ise sömürüler, emperyalistlerin ülke yönetimini devrettiği piyonlar ya da rejimler ile devam ettirilmektedir.

İHH İnsani Yardım Vakfı vesilesi ile ziyaret ederek yardım faaliyetlerinde bulunduğumuz Etiyopya’da sömürü biçimi bahsedilenden pek de farklı değil. Afrika’nın en büyük yüzölçümüne ve Nijerya’dan sonra en kalabalık nüfusuna sahip ikinci ülkesi olan Etiyopya’da her ne kadar ülke fiilî bir işgale ve sömürüye uğramasa da hukuken ve zihnen sömürünün insanların iliklerine kadar işlediği görülebilir. Etiyopya, Afrika’nın her fakir ülkesi gibi bu durumdan kurtulmanın çabalarını vermektedir. Etiyopya halkının tamamı bu çabaların içerisinde olsa bile, bu durumun en büyük eziyetini ve yükünü halkın Müslüman kesimi çekmektedir. Çünkü Müslümanlar bu ülkedeki dış güçlerin vesayetine karşı durmaya çalıştığı gibi, ülkenin Ortodoks Hristiyan kesiminin devlet yönetiminde uyguladığı sisteme karşı da bir duruş göstermek zorundadır. Bu yüzden her meselede olduğu gibi Etiyopya’nın bu çabalarına Türkiye’nin de büyük destekler vermesi gerekmektedir.

Etiyopya’nın Coğrafi Konumu

Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyettir. Afrika’nın doğusundadır. Afrika Boynuzunda kadim toplulukları içinde barındırmaktadır. Ülkenin kuzeyinde Sudan ve Eritre, doğusunda Cibuti ve Somali, güneyinde Kenya, batısında Güney Sudan vardır. Afrika’nın en eski bağımsız devletidir. Ülkenin başkenti 4 milyondan fazla nüfusu ile Addis Ababa’dır.

Etiyopya 1 milyon 127 bin km2‘lik yüzölçümü ile dünyanın en büyük 27. Ülkesi, Afrika’nın en büyük 1. ülkesi konumundadır. 105 milyon nüfus ile dünyanın en kalabalık 14. Ülkesi, Afrika’nın ise en kalabalık 2. ülkesidir. Denize kıyısı olmayan her tarafı komşu ülkelerle çevrili olan bu topraklar geniş ovalar ve yüksek yeşil tepeler, dağlar ile Sudan ve Mısır’a kadar uzanan Nil nehrinin kaynağına, akarsulara ve bir dizi göllere sahiptir.

Etiyopya’nın (Habeşistan’ın) Tarihi

Etiyopya adı ilk kez Homeros’un İlyada ve Odysseia adlı yapıtlarında geçse de Yunan tarihçi Herodot bu adı Mısır’ın güneyinde kalan tüm topraklar için kullanmıştır.

Etiyopya şu an dünyanın geri kalmış ülkelerinden olsa da uygarlık geçmişi açısından önemli kalıntıların olduğu iddia edilen topraklara sahiptir. Bilim adamlarının yaptıkları bazı araştırmalara göre bilinen en eski insan fosilinin 1974-80 ve 2000 yıllarında Etiyopya’da ortaya çıkarıldığı iddia edilmektedir.

Bölgede Hristiyanlık Lübnan’ın Sur şehrinden çıkıp Kızıldeniz kıyılarına geldikten sonra yerlilere tutsak düşen Hristiyan Frumentius’un etkisiyle olmuştur. Hristiyanlık 324 yılında Aksum Krallığının resmi dini oldu.

Krallığın, Arap halkları ile en ciddi ilişkileri Yemen’e hâkim olduktan sonraki dönemde başladı. İslâmiyet’ten önce Aksum Kralına bağlı Yemen’in Habeşli Kralı Ebrehe, ordusuyla Kâbe’yi yıkmak için Mekke’nin üzerine yürüdü. Ancak Ebabil kuşlarının hücumuyla bütün ordu perişan oldu. Bu durum Kur’an-ı kerim de Fil suresinde anlatılmaktadır.

Aksum Krallığının İslâmiyet ile tanışması ise Miladi 614’te Habeşistan’a hicret etmek için gelen Müslümanlar ile oldu. Aksum’un adil Kralı (Necaşi) Ashame 616 yılında Allah Resulü (sav)’in amcasının oğlu Cafer b. Ebi Talib’e biat ederek İslâm dinine girdi ve Müslüman oldu. Müslüman Kral Ashame’nin vefatından sonra İslâmiyet, Aksum’da yavaş yavaş yayılmaya başladı. 1600’lü yıllarda ise Habeşistan’ın tamamı Müslüman oldu.

Etiyopya’da 1137’den sonra egemenlik bazen Zagoue Hanedanlığının, 1285’ten sonra da bazen Salamon Hanedanlığının eline geçti ise de Arap kökenli Ali b. Valaşma sultanlığında kurulan İslâm devleti 1885 yılına kadar sürdü. 1885’te Portekiz ve İtalyanların desteğiyle Müslümanların hâkimiyetine son verildi. Yönetim yüzyıllar sonra yeniden Salamon ailesine geçti.

Osmanlı devleti yıkıldıktan sonra, Afrika’daki ülkeler tek tek işgale uğradı. Etiyopya Krallığı da 1936-41 yılında Diktatör Faşist Mussolini liderliğindeki İtalya’nın işgaline maruz kaldı. Ancak 5-6 yıl süren savaş sonucunda İtalyanlar, Etiyopya’dan mağlup olarak kaçmak zorunda kaldı. Etiyopya, Afrika’nın fiili işgale uğramamış tek ülkesidir.

Etiyopya’da İtalyanlar ile savaşın sürdüğü yıllara dair kulaktan kulağa anlatılan ilginç bir bilgiye de rastlamaktayız. İtalyanlar ile savaş başladığı zaman Müslümanlar şehit vermeye başlayınca bu savaşın ne kadar süreceğini de kestiremedikleri için Etiyopyalılar, Türkiye’nin Kürdistan bölgesindeki medreselere 300 kişiyi ilim tahsil etmesi için gönderirler. Bu medreselerde eğitim gören Etiyopyalı Müslümanlar ders aldıkları âlimin ilmi ve manevî büyüklüğü yanında bir de Kürtçeyi öğrenmişler. Savaştan sonra Etiyopya’ya giderek İslâmî ilimlerde dersler vermişler. Kendilerinden ders alan öğrencileri bazen ders aralarında Kürtçe nükteleri de dinlediklerini anlatmaktadır.

Günümüzde Etiyopya

Etiyopya, Afrika Birliğinin kurulmasına öncülük eden bir ülkedir. Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa aynı zamanda Afrika Birliğinin başkentidir. Hala Ortodoks Hristiyanların yönettiği Etiyopya’nın Federal sistemi 9 eyalet ve 2 şehir yönetiminden oluşmaktadır. Devlet başkanı seçimle iş başına gelmektedir. Hükümet, valileri ve seçilen milletvekillerini bölgelere atamakla yetkilidir. Yönetim, komünist rejimin yıkılışından bu yana Ortodoks Hristiyanların elindedir. Hükümet her dönemde Amerika ile iyi ilişkiler içerisindedir. Bu yüzden zaman zaman bölgede Amerikan jandarmalığına soyunmaktadır. Eritre’ye, Somali’ye ve bazen de Cibuti gibi ülkelere müdahale hakkını kendisinde bulmaktadır.

Ülkedeki Müslümanlar sistematik bir şekilde baskı altında tutulmaktadır. Nüfus sayımında Müslüman nüfusu gerçek oranının çok altında gösterilmektedir. Normal şartlarda ülkenin 105 milyon nüfusunun %55’i Müslüman iken bu oranı %38’lerde göstermektedirler. Hristiyan Nüfusu, Ortodoks %20, Protestan %18, Katolik %2 toplamda %40 iken bu oranı da %55 ‘te göstermektedirler. Kalan diğer %’lik dilimi de yerli halkın oluşturduğu düşünülmektedir.

İslâmî cemaatlerin Etiyopya’da çalışma yapması yasaktır. Hassaten Müslüman Kardeşlerin faaliyetleri yasaklanmıştır. 2012 yılında Müslüman Kardeşlerin Etiyopya lideri tutuklanıp sorguya alınmış ve hayır faaliyetlerinde bulunan dernekleri de yasaklanıp kapatılmıştır. Ancak buna rağmen Müslümanların İslâm adına resmi dernekler çatısı altında çalışma yapmalarına izin vardır.

Etiyopya’da camii ve kilise hoparlörlerinin halkı ibadethanelere çekmek için sesi dışarıya verilmektedir. Dolayısıyla çoğu zaman papazların ve imamların seslerinin birbirlerine karıştıkları görülmektedir. Şimdiki başbakanları Haile Mariam Desalegn, Müslüman bir anne babanın Hristiyan çocuğudur. 17 Müslüman öz kardeşi olmasına rağmen Etiyopyalı Müslümanlar için eski başbakanlara göre daha şedit olduğu anlatılmaktadır. Ancak söz konusu Türkiye olduğu vakit, birçok Afrika ülkesindeki gibi burada da saygı ve sevgi gösterisi yapılmaktadır.

Etiyopya’da Sosyal Hayat

Bereketli topraklara sahip olmasına rağmen Etiyopya, alabildiğince fakirliğin ve sefaletin yaşandığı bir ülkedir. Ülkede ilk insan yaşamının belirtileri binlerce yıl öncesine dayansa da başkenti Addis Ababa 200 yıllık bir şehirdir. Zaten ülke tarihine göre başkenti çok yeni bir şehir kabul edildiği için “Yeni Çiçek” anlamına gelen “Addis Ababa” adını vermişlerdir.

Başkentte ve diğer önemli şehirlerde lüks araçlar, evler ve oteller bulunmaktadır. Ülkenin zaten her tarafında lüks ve güçlü kamyonlar ve iş makinaları karşınıza çıkmaktadır. Bunların hepsi ülkede hummalı bir çalışmanın habercisidirler.

Etiyopya, başkentinde Çin şirketlerinin yaptığı tramvayı olan tek Afrika ülkesidir. Yine Afrika’da çift yolları, ücretli otobanları ve şehir içinde asfaltlı yolları bulunan nadir bir ülkedir. Fakirlikle, Sefaletle birlikte bir yandan batılılaşma gayretinin olması Etiyopya sosyal hayatının çelişkilerindendir. Bir Doğu Afrika ülkesi olarak Etiyopya kendisini batılı bir devlet gibi tanımlamaktadır. Bu yüzden cellabi gibi yerel kıyafetler yerine giyim kuşam tarzları daha çok tişört, kot pantolon gibi batılı tarz üzerinedir. En ücra köylerindeki küçük çocuklar bile batı tarzı kot pantolon giymektedir.

Etiyopya nüfusunun %90’ının köylerde yaşamasına rağmen şehir merkezlerindeki büyük çalışmaları ve yatırımları köylerde görmek hiçte mümkün değildir. Köylerdeki insanlar tek gözlü, çalılık çatılı ve dairesel toprak evlerde -varsa beslemek zorunda olduğu ya da tarlasını sürdüğü hayvanlarla birlikte- yaşamaktadır.

Durumu daha iyi köylülerin bunun yanı sıra birde çok küçük 3 odaya sahip bölünmüş dikdörtgen yapılı evleri bulunmaktadır. Köy evlerinde üzerinde uyumak için yere serilmiş bir battaniye veya hasır, ayakkabılarını ve yemek yedikleri tabaklarını bir arada dizecek bir tek çift rafı olan dolap, yemek pişirmek için sadece bir tek çömlek tencere kadar eşyaları bulunmaktadır. Hemen hemen her evin önü bir dönüm kadar sürülecek araziye sahiptir. Ailelerde genelde bütün geçim kaynağını bu şekilde sağlamaktadır.

Etiyopya’nın en güzel özelliği ise Müslümanlar ve Hristiyanların bir arada yaşama kültürünün olmasıdır. Bu yüzden şimdiye kadar Etiyopya içerisinde dini ya da etnik kökene dayalı bir savaş yaşanmamıştır.

Etiyopya’da zaman kavramı da çok farklı işlemektedir. Çünkü kullandıkları takvim bugün bizim kullandığımız miladi takvimi değil de Ortodoks Hristiyanların kullandığı ve dolayısıyla İsa (a.s)’ın doğumunun 8 yıl daha geri olduğunu ileri süren, 13 aylık bir takvimdir. Yani 26 Mayıs 2018’indeki ziyaretimizin Etiyopya’daki tarihi 17 Eylül 2010’a denk düşüyordu. Tabir yerinde ise insan kendini Etiyopya’da zamana yolculuk yapmış gibi hissetmekte idi.

Etiyopya’da Eğitim

Köylerde okuma oranı hemen hemen yok denecek derecededir. Çoğunlukla köylerdeki eğitimlerini Müslüman çocukları camide, Hristiyan çocukları da kilisede yapmaktadır. Eğitimin yüzyıllar boyu Ortodoks Kilisesi’nin elinde olduğu ülkede 1980’lerin başında laik eğitime geçildi. Şu anki düzen kırsal bölgelerden başlayarak özellikle ilköğretimi yaygınlaştırma amaçlıdır. Ülkede eğitim düzeni 6-4-2 şeklindedir. 2004 yılında okulların artma oranı pek çok Afrika ülkesinden daha çok oldu. Dolayısıyla da okuma yazma oranı 2017 itibariyle %49’a yükselmiştir.

Etiyopya Ekonomisi

Etiyopya’nın ekonomisinin %70’i tarıma ve hayvancılığa dayalıdır. Etiyopya, bereketli ve bol yağış alan topraklara sahip olsa da tarım araç ve gereçleri ilkel olduğundan yüksek seviyede ürün alamamaktadır. En sıcak ayın ortalaması 25-30 C, En soğuk ayın ortalaması ise 10 C’tır. Tropikal iklime sahip olduğundan bu verimli topraklarda kahve, buğday, arpa, yulaf, mısır, darı, pamuk, şekerkamışı, muz, karpuz gibi tahıl ve meyvelerin her türlüsü yetişmektedir.

Büyük tarım faaliyetlerinde bulunabilmek için her türlü gerekli ağır iş makineleri ve çiftlikler kapitalist devletlere aittir. Çin, Hindistan, İtalya ve İsveç şirketlerinin tarıma ve hayvancılığa büyük yatırımları bulunmaktadır.

Etiyopya’nın elektrik enerji santralleri ülke ihtiyacının %30’unu karşılamaktadır. Bu yüzden Etiyopya’da bulunan fabrikalar dokuma, deri, mobilya, çimento, kimyevi maddeler ve sigara üzerinedir. Sanayinin gelişmesi için gerekli olan enerjiden yoksundur. Birçok bölgeye ve şehre has üretim yapmakta olan elektrik santralleri mevcuttur. Yine de bu durumdan kurtulmak için ülkenin dağlarına ve tepelerine rüzgâr gülleri yapılmıştır.

Etiyopya, yeraltı kaynakları bakımından fakir bir ülkedir. Az miktarda platin, demir, manganez ve işleyecek imkânı bulamadığı altın ve doğalgazı bulunmaktadır. Vahşî doğal hayat açısından bakıldığında zenginlikleri arasında fil, zürafa, aslan, sırtlan, zebra gibi çeşitli yabani hayvanlar vardır.

Etiyopya, dünyada en iyi kahve tohumunun yetiştiği ülke olmasından dolayı fazlaca kahve ihracatı yapmaktadır. Bunun dışında deri, post, yağlı tohumlar ve baklagiller ihraç eder. Makina, ulaşım teçhizatları, inşaat malzemeleri ve petrol ürünlerini ise ithal etmektedir.