Her eylemin bir serüveni vardır. Diriliş serüveni de bir dokunuşla başlar. Bu dokunuşun kimden geldiği önemli olmasa da çoğunlukla bellidir. Sizi harekete geçiren etken, kendinizsiniz aslında. Doyumsuzluk demeyelim. İçinizdeki hazır bulunmuşluk, dirilişe müsait oluşunuz, ruhunuzun derinliklerinde gizli olan uyanış kılcalları, dokunuşla birlikte sizde sarsılıp harekete geçmeye vesile olmuştur. Siz dirilişe ışık yakmış olmalısınız ki, aydınlığı sizi kuşatmış olsun.

Niyetin halis olduğu eylemler, sizi hedefe götürür. Kalbinizde bir ikilem varsa, iki amacın arasında kaldıysanız, derin bir elemin sis bulutu arasında kaybolursunuz. Gün yüzüne çıkmak için içinizi silkeleyin. Deneyin bunu. Uzaklaşın iç âleminize bir sülük gibi yapışan kir ve paslardan. Kurtulun ağırlıklarınızdan. Yüzünüzü, secdelerde rayihalar saçan gül bahçelerinin ışıltısıyla nurlandırın.

Sizi kabınızdan çıkaran ve arenada insani değerler çerçevesinde eylem hazırlığına sürükleyen şey nedir, bir düşünün. Yaratıcınıza karşı ödeme zorunluluğu duyduğunuz kulluk borcunun ödenmesi, sırtınızdan ağır bir yükün indirilmesi demektir. Aslında bu her zaman böyledir. Sorumluluklarımızı yerine getirirken mutlu oluruz. Omuzlarımızda ağırlık yapan yükün indiğini his ederiz. Hafifleriz ve bu tüm bedenimize yansır. Dilerseniz buna vefa borcu diyebilirsiniz. Neticede ödenmesi gereken bir borçtur bu.

Vefa, borçtur. Ödenmedikçe, gereği yapılmadıkça, bedende bir kor gibi yakar. Bunun ıstırabını her kes çekmez. Sadece içinde hala duygu olan, insanlık erdemi olan fark eder.

Mevsim bahardır. Dirilişe geçmenin zamanı yoktur belki. Belki hiç beklememek gerekir. Lakin baharın da kendine özgü bir tebliğ metodu vardır. Yürekten yakalar. Özden, ta özden yeniden biçimlendirir ve muhatabını ayağa kaldırır. “Nedir bu halin?” dercesine hesap sorar.

Dirilişe geçmek, dallanıp budaklanmak ve sonra meyveye durmak, hayat taşıyan, umut vadeden, özü tükenmemiş her varlıkta an meselesidir. Bir kararsızlık süreci yaşanır elbette. Yolunu tayin etmek için biz süreç… İnsan da öyledir. Çünkü onu saptırmak için, iki dudağının arasından çıkacak sözün adını koymak ister şeytan denen sapkın. Vereceği karara bakar. Hak yolunda nefer olmayı dilese bir kul, şeytan onu düşman ilan eder. Düşman ilan etmekle kalmaz, saptırmak ve azdırmak için var gücüyle uğraşır.

Baharın tazeliği, yüreklerde meltemler estirir. Her şey yenidir artık. Her dal, her fidan yenidir. Dalları tazecik ağaçlar yeni olmasa da çöküşten, harap ve bitap düşüp yok oluştan sonra gerçekleşen bu diriliş, onun taze bir ruhla yeniden insanlığa umut olmaya çalışmasını engellemeyecektir. İnsan da aynen böyledir. Yaşlansa da, amaçları eskimediği sürece, gayesi olduğu her an için tazedir, yenidir. Baharın müjdesi onun iç ateşini harlandırır. Tabiatta gördüğü bitkilerdeki heyecan, onun heyecanına körük olur, alevlendirir.

Dirilmek ölümü anımsatır. Doğan ölür, ölen dirilir. Dirilen Allah için ölmüşse, dirilişten sonra tekrar ölmeyi arzular. Ölüp ölüp dirilmek arzusu onun yakasını bırakmaz. Hak için ölmenin hazzı kalbinde filizlenince, aşk doğar kalbine. Müptelası olur bu hazzın. Hakkın da hoşuna gider bu arzusu. Şehidin bu arzusu hoşuna gider Hakkın.

Bahar insan için, insan Allah içindir. Diriliş, Allahın dinini ihya içindir. Nefsin zulmetinden kurtulup esaret zincirlerini kırmaktır diriliş. Diriliş için baharı beklememeli. Baharı estirmeli önce kendi varlığına, sonra tüm âleme. Estirmeli sağına ve soluna. Bahar sevdalı dudaklarıyla, okuduğu Allah kelamını dikmeli susayan kalplere. Avuçlarına doldurduğu zemzemsi suyla hayat bulmalı her bir fidan. Peygamber aşkının, gül kızıllığında içinde kora dönüştüğü zamandır bahar mevsimi. Diriliş çağrısı yankılanır o an kulaklarda.

Mayıs baharın çığlığına mihmandar… Gecelerin sarındığı siyah kuşak, seher vaktinde gümüş renginde tecelli ettiğinde ortaya çıkar uyanışın açtığı çiçekler. Camilerin avlularında açar bu kır çiçekleri. Şükür zırhına bürünen fesleğenler, ortanca çiçekleri; dileklerini salar meydanlara. Her birinin dudağında tövbeler, âminler, tekbirler… Allah razıdır kullarından. Kulluğunu eda edenlerden, secdelerde dillenenlerden, dinlenenlerden… Mevsim bahardır. Allah için dirilişe geçenlere, Allah yardır.

Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /var/www/vhosts/davetmektebi.com/httpdocs/wp-content/plugins/ultimate-author-box/inc/frontend/uap-shortcode.php on line 119
style=”display:none;”>