Çoğunlukla bilinçdışı kullansak da her harfi bir ihtilâl etkisi yapan bir deyim var lügatimizde: ‘Zaman öldürmek.” Hayatın rutini içerisinde yaptığımız işi anlamlandıramadığımızda; bir başka deyişle eşref-i mahlûkât olduğumuzu hissedip yapmakta olduğumuz fiili kendimize yakıştıramayınca koşuveriyoruz bu deyime. Vicdanımızı zaman öldürmek deyimi ile rahatlatmaya çalışıyoruz. Hepimizin bildiği gibi Müslüman olabilmenin ilk şartı Allah’ın varlığına ve birliğine şehadet etmektir. Bu şahitlik dil ile yapılabilecek bir şahitlik değildir. Bu şahitlik ömür sermayemizin her bir saniyesi ile kalbimizin her bir zerresi ile olmak zorundadır.

Şayet Müslümanca bir hayat yaşamayı arzuluyorsak kalbimizin tek zerresi, ömrümüzün tek saniyesi dahi hayati derecede önem arz etmektedir. O vakit, Müslüman dillerin yabancısı olan bu deyimi tekrar yorumlamalıyız. Üstünde biriken cahiliye tozunu silip varlık sahasını işgale değecek bir anlama kavuşturmalıyız. Peki, bunu nasıl yapabiliriz?

Aslında cevabı çok basit. Mademki Allah’ın varlığına ve birliğine şahitlik etmek için ömrümüzün her saniyesini feda etmeye hazırız, o halde kalbimizin Allah’ı anmaktan gafil olduğu her ânı öldürmeliyiz. Allah’ı yüreğimizde hissetmeden aldığımız nefes ile hayat bulamayacağımızın bilinciyle, henüz varlık sahasına inmeden o zamanı öldürmeliyiz. Bu durumda yok ettiğimiz şey zaman değil gaflet olacaktır. Ölüm ile anılan zaman olsa da ebedi olan zaman değil, o zamanı kirleten gaflet yok olacaktır.

Zira bizim tasarruf ettiğimiz küçük bir an nasıl olur da koca bir ummana hükmedebilir? Bahsi geçen ölümle, hayatın kendisi olan zaman bu durumda şahitliğini yerine getirmektedir. İnsan ise şahit olabilmek için ölüm tacı ile zamansızlığa ulaşır. Ömrünün en güzel anlarında Allah’tan korkarak gafletten uzaklaşması, bir başka deyişle zamanı öldürmesi artık ona hayat verecektir. Ölümünü aşkla isteyen insan, kendisine gelen ölüm ile yalnız başına yürümeyecektir. Zira ölüme uğrayan sadece insan değildir. Kendi arzusu ile öldürdüğü zaman ona yoldaş olacaktır. Ebedi zamana yoldaş olan insan ebediyete kanat çırpacaktır. Zamanın ettiği şehadeti yakinen hisseden insan ise şahitler şahidi Allah için şehit olacaktır.

Veysel Nebi ERSÖZ