İslam ümmetini asılsız şüphe ve iddialardan koruyacak (İslam ümmeti güvenilir müesseselerden yoksun olduğu için) Hadis yazımının 2. veya 3. hicri asra kadar geciktiği ile ilgili batıl şüphe ve iddialar, Müslümanların arasında süratle yayılmaktadır.
Memleketimizde ve İslam âleminin diğer bölgelerinde Müslümanların İslam’a ciddi bir şekilde rücu için hamle yaptıkları bu dönemde, İslam düşmanları bu hamleleri durdurmak için müsteşrikler (oryantalistler) ve Müslüman görünen, Müslüman ismini taşıyan ancak düşman müsteşriklerin fikirlerini pazarlayanlar, Müslümanların bu hamlelerini durdurmak için tüm yollara başvurmaktadırlar. Başvurdukları yollardan önemli bir tanesi de İslam’ın ikinci kaynağı olan ve sözlü vahiy olarak da tanımlanan sünnete karşı yaptıkları saldırıdır. Bazı Müslüman kılıklı kişiler de sünnete karşı bu saldırılarını müsteşrikler adına değil, kendi adına yaymaya çalışmaktadır. Sünnetin hicri 2. asrın başına kadar yazılmadığını ifade etmekte dolayısıyla sünnetin güvenilmeyeceğini iddia etmektedirler. Bu iddianın batıl olduğunu ve sünnetin sağlam bir şekilde korunduğunu, yazılmış olmasının yanında başka sebeplerinde bulunduğunu beyan etmek için dergimizin bu sayısında bu konuyu ele almaya çalışacağız inşallah.
A) Bu Batıl İddiayı Ortaya
Koyanlardan Bazıları:
Katı bir Yahudi ve müsteşrik olan “Goldziher”(1850-1921)
Yine Yahudi bir müsteşrik olan “Şaht” aynı uydurmayı tekrarlamıştır.
Kendi itirafıyla müsteşriklerin görüşlerini kendi görüşüymüş gibi yumuşatarak “Fecr-ül İslam” ve “Duhal İslam” adlı kitaplarında yaymış olan Mısırlı Ahmet Emin’dir.¹ Asılsız şüpheleri yaymaya çalışan müsteşrik kuklaları memleketimizde de az değiller.
Müslümanlar, güçbirliği yapıp Müslüman kitleleri bu tür batıl fikirlere karşı gerekli uyarıları yapmaları lazım.
B) Sahabeler (r.anhum) sünneti gereği gibi korumuşlardır. Bunun birkaç
sebebine kısaca değinelim:
Resulullah (s.a.s) sahabeye sünneti muhafaza etmek için özel eğitim usulleri tatbik etmiştir. Bu usullerden birkaçı şunlardır:
Hafızada kalması için Resulullah (s.a.s) acele etmeden tane tane ve kısa konuşurdu. Annemiz Hz. Aişe (r.a) Resulullah’ın (s.a.s) konuşmasını şöyle tarif etmiştir: “ Resulullah (s.a.s) konuşurken kelimelerini saymak isteyen kişi sayabilirdi.”2
Yine Hz. Aişe Resulullah’ın (s.a.s) konuşmasını şöyle tanıtmaktadır: “O sizin gibi acele değil, öyle net ve yanındakilerin ezberleyebilecekleri şekilde konuşurdu.”³
Resulullah (s.a.s) konuşmasını genellikle üç defa tekrarlardı. Hz. Enes (r.a) şöyle der:” Resulullah (s.a.s) anlaşılması için üç defa tekrarlardı.”⁴
II. Resulullah (s.a.s) döneminde hadisin yazılması: O dönemde hadisin yazıldığına dair pek çok sahih hadis bulunmaktadır. Bu hadislerin bir kısmında Resulullah (s.a.s) hadislerinin yazılmasını emrediyor. Diğer kısmında ise hadislerin yazılmasına izin veriyor.
Durum bu iken günümüzde hep o dönemde hadislerin yazılmadığı iddiası hızla yayılmaktadır. Sürekli ‘hadisin yazılmasını yasaklayan hadisler’ gündemde tutularak iddialarına dayanak oluşturmaya çalışmaktadırlar. Sünnete şüphe getirmek için düşman büyük bir çaba sarf ederek bu gündemi oluşturup şunu iddia etmeye çalışmaktadır: “Sünnet şifahi olarak kalmış, dilden dile dolaşmış, hicri 2. veya 3. asırda ancak yazıya geçirilmiştir.” Bu iddianın ortaya atılıp yaygınlaştırılmasına sebep olanların başında Yahudi müsteşrik “Goldziher” gelmektedir.”⁵
III. Sahabelerin (r.anhum) ezberleme kabiliyetlerinin güçlü oluşu: Günlük yaşamlarında yazıdan fazla ezbere dayandıkları ve sade bir yaşam sürdükleri için ezberleme güçleri çok iyiydi.
IV. Sünnete sıkı bir şekilde bağlı olmaları: Dünya ve ahiret saadetlerinin temini ancak sünnetle olacağını, Resulullah’a (s.a.s) bağlılık ve sevgileri de, onları sünnete önem vermelerini ve sünneti korumalarını sağlamıştır.
V. Hadisin İslam’da Kur’an-ı Kerim’den sonra ikinci kaynak olması da sahabenin sünneti korumalarını ve ezberlemelerini sağlamıştır.
VI. Hadisin daha Resulullah (s.a.s) döneminde yazılması da sahabenin hadisleri korumalarının bir göstergesidir.
Resulullah’ın (s.a.s) Hadisin Yazılmasını Emretmesi
Bu konuda pek çok örnek vardır. Bunlardan birkaç tanesini aşağıda zikredeceğiz:
1Abdullah bin Amr şöyle der:“ Ben Resulullah’tan (s.a.s) işittiğim her şeyi yazardım. Kureyşliler bana dediler ki Resulullah (s.a.s) beşerdir, kızgın olduğu anlar da oluyor, sen her şeyi yazıyorsun diye beni uyardılar. Ben de yazmaktan vazgeçtim. Sonra Resulullah’a (s.a.s) durumu anlattım. O da mübarek ağzını işaret ederek dedi ki:“ Yaz, yemin olsun ki buradan (ağzımdan) haktan başka bir şey çıkmaz.”⁶
2 Ebu Hureyre (r.a) şöyle der:“Sahabelerden benden daha fazla hadis rivayet eden sadece Abdullah bir Amr’dır. Çünkü o hadisleri yazardı. Ben ise yazmazdım.”⁷ Bu ilk dönemdeydi. Sonraları Hz. Ebu Hureyre’nin de hadis yazdığını bazı rivayetlerde geçmektedir.⁸
3 Yemenli sahabelerden “Ebu Şah” adındaki sahabe, Mekke fethinde Resulullah’ın (s.a.s) bir hutbesini dinledikten sonra Resulullah’tan (s.a.s) hutbenin yazılıp kendisine verilmesini istemişti. Rasullullah (s.a.s) Ebu Şah’ın bu talebi üzerine sahabelere şöyle emretti:“ Ebu Şah’a yazın.”⁹
4 Resulullah (s.a.s) kral ve emirlere mektuplar yazmıştır. Bu konu siyer kitaplarında geniş bir şekilde yer alarak açıklanmıştır.
5 Enes (r.a) şöyle anlatır:“Hz. Ebubekir beni zekat görevlisi olarak Bahreyn’e gönderirken bana deve, koyun ve gümüşte Resulullah’ın (s.a.s) Müslümanlara farz kıldığı zekatın miktarını yazdı.”10
Hadisin Yazılmasını Yasaklayan Hadisler
Yukarıda da belirtildiği gibi hadislerin yazılmasını emreden veya hadisin yazılmasına izin veren birçok sahih hadis vardır. Buna karşın Hadisin yazılmasını yasaklayan hadisler de bulunmaktadır. Ancak güvenilir alimler, ‘Hadislerin yazılmasını yasaklayan hadislerin’ birçoğunun zayıf olduğunu delileriyle ispat etmişlerdir.11
İmam Müslim’in “ Sahih’i Müslim” eserinde rivayet ettiği hadiste, Ebu Said El Hudri’den Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir: “Benden hadis yazmayın. Kim Kur’an’dan başka bir şey yazmışsa onu silsin…” hadis sahihtir.
Aynı şekilde sahabe ve tabiin alimlerinden de hadisin yazılmaması görüşü rivayet edilmiştir. İlk bakışta çelişki gibi görünen bu duruma alimler birçok cevap vermişlerdir.12
İmam Hattab (388 hicri) konu hakkında şöyle açıklama yapmıştır: “Hadisin yazılmasını emreden hadisler, yazılmasını yasaklayan hadisleri nesh (hükmünü ortadan kaldırmıştır) etmiştir.13
Hz. Ömer de bu durumu şu şekilde açıklamıştır: “İnsanların başka kitaplara bağlanıp Kur’an’a ilgilerinin azalma endişesiyle ilk dönemde hadis yazılması engellenmiştir.”14
Sahabelerin Hadis yazılmasına verdikleri önem
Rasulullah (s.a.s) hadislerin yazılmasına izin verdikten sonra sahabeler Resulullah’ın hayatından ve vefat ettikten sonra hadis yazmalarına büyük önem verdiler. Bu konuda örnekler pek çoktur. Muasır alimlerden Dr. Muhammed Mustafa El-Azami, ‘Diraasat Fil Hadis’ adlı 2 ciltlik önemli eserinde, Rasulullah (s.a.s) döneminden başlayarak iki asır içinde Sahabe, Tabiin, Etbaittabiinden 500 hadis aliminin ‘hadisin kayıt altına alınma çalışmalarını’ kaynaklarıyla ortaya koymuştur.(15)
Son olarak sünnetin korunması tatbik edilmesi ümmet için hayati önem arz etmektedir. Düşmanlar da Sünnet’in bu hayati rolünü bildiği için sünneti gözden düşürmek için çok yoğun çabalar harcamaktadır. Günümüzde, sözde bazı hocaların Sünnet ve Sünnet’e dayalı akaid,fıkıh ve ahlak ilimlerini haşa “Uydurulmuş Din (!) ” diye nitelemeleri, bu düşmanlığın en tehlikeli olanıdır. Çünkü bu düşmanlık dışarıdan değil, içeriden İslam adına İslam’a karşı yapılmaktadır.
Allah (c.c) bizi sünneti hakkı ile korumaya ve tatbik etmeye muvaffak kılsın. Amin

______________________________________________________
Kaynaklar:
Mustafa Sibai es-Sünne Beyrut 1405 h. Sayfa:258
Buhari Müslim
Buhari: 3568 Müslim: 6399 tirmizi:3968
Buhari: 94
Mustalahul ehadis sayfa: 34 suphi salih Beyrut 1997 ikinci baskı
Ebu davut: 3646 talık ta isnadı sahihtir. Müsnedi Ahmet: 6560)
Buhari- Tirmizi
Dirasat fil el hadis dr. Mustafa el azami cilt:1 sayfa: 96 el mektep islami Beyrut 1413 hicri
Buhari: 2434 Müslim:3307 Tirmizi:2858 ahmet:7242
Buhari:1453 Müsnet Ahmet: 72
Essünne En-Nebiviyye Sayfa:54-57 salih ekinci – Beyrut – 1422 Hicri
Menhec En-Neql / Nureddin İtr. Sayfa: 41-42 Dar fikir – Şam – 1412 Hicri
Menhec En-Neql / Nureddin İtr. Sayfa: 41-42 Dar fikir – Şam – 1412 Hicri
Menhec En-Neql / Nureddin İtr. Sayfa: 44 Dar fikir – Şam – 1412 Hicri
Dirasat Fil Hadis Sayfa:84-327 El-Mekteb El-İslami Beyrut /1413

Önceki İçerikDava Anlayışı
Sonraki İçerikCehaletin Manifestosu