İSLAM’IN ZAFER MÜJDELERİ – I

0
7025

Davet-Mektebi-Ocak-2016-İslam'ın-Zafer-Müjdeleri-I-KapakGünümüzde Müslümanlar bir yanda İslam’dan uzaklaşma neticesinde kâfirlere mağlup olmalarından, diğer yanda düşmanların psikolojik harp uygulamalarından dolayı çoğu zaman öldürücü bir yeise ve ümitsizliğe kapılıyorlar. Hâlbuki Allah (c.c) bizi ümitsizlikten kesinlikle menederek mealen şöyle buyurmaktadır: “Dalalete düşenlerden başka, Rabbinin rahmetinden kim ümit keser?”1 Resûlullah da (s.a.s) ümmetine müjdelemeyi emrederek şöyle buyurmuştur: “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.”² Üstad Bediüzzaman da (r.a) ümitsizliğin ümmetler için en büyük hastalık olduğunu şu şekilde ifade etmektedir: “Yeis (ümitsizlik) ümmetlerin, milletlerin kanser denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Kemalata (ilerlemeye) engeldir.”³ Günümüzde Müslümanları bu tehlikeli hastalıktan korumak İslam’ın istikbalinden ümit var olmak için dergimizin bu sayısında “İslam’ın Zafer Müjdeleri” konusunu işlemek istedik. Allah (c.c) İslam ümmetine zaferler nasip etsin.

KUR’AN-I KERIM AYETLERINDEN MÜJDELER

A- Kur’an-ı Kerim’in bu konuda ilk müjdesi Allah’ın (c.c) Mü’min kulları için vadettiği zaferdir. Allah (c.c) Tevbe suresinde ehli kitap ve müşriklerin İslam’a ve Müslümanlara karşı düşmanlıklarını beyan ettikten sonra İslam ümmetine şöyle müjde vermektedir: “Allah’ın (c.c) nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler hoşlanmasalar da Allah nurunu tamamlamaktan vazgeçmeyecektir. O Allah (c.c) müşrikler hoşlanmasalar da kendi dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resulünü hidayet ve hak din ile gönderendir.”

B- Kur’an-ı Kerim’in Mü’minlere ikinci müjdesi Nur suresinin 55. ayetinde mealen ifade edilen şu müjdedir: “(Ey Resulüm!) Allah, içinizden iman edip salih ameller işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde hâkim kıldığı gibi onları da (Mü’minleri) mutlaka yeryüzünde hâkim kılmayı vadetmiştir. ve (Allah) onlar için razı olduğu dinlerini (İslam’ı) mutlaka kendilerine sağlamlaştıracak (onlara imkân verecek) ve korkularından sonra kendilerini mutlaka gü- venli bir hale çevirecektir. (Böylece onlar) bana ibadet edecekler, hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir.”

Üstad Bediüzzaman (r.a) Osmanlıların son dö- neminde, Emevi Camisinde okuduğu meşhur Hutbe-i Şamiye’de bu konuyu şöyle ifade etmektedir: “Yeis ve ümitsizlikle zannediyorsunuz ki dünya herkese ve ecnebilere terakki dünyasıdır. Fakat yalnız biçare ehli İslam için tedenni (gerileme) dünyası oldu, diye pek yanlış bir hataya düşüyorsunuz. Her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, nevi beşerin dahi bir sabahı olacak inşallah. Hakikat-ı İslamiyet’in gü- neşi ile dünya barışı dairesinde hakiki medeniyeti görmeyi rahmeti ilahiyeden bekleyebilirsiniz.”⁶ Allah (c.c) bu vadini Raşid halifeler döneminde gerçekleştirdi. Hz. Ömer (r.a) İslam ordularını Sasanilerin üzerine göndermek istediği zaman sahabelere (r.a) danıştığında Hz. Ali bu ayete dayanarak şöyle demiştir: “Allah (c.c) bu ayette bize zaferi vadediyor. O vadini gerçekleştiren ve ordusuna zafer verendir.” Merhum Mevdudi bunu Şiilerin bir kaynağı olan “Nehcul Belağa” dan almıştır.⁷

Hz. Ali’nin (r.a) bu sözü Allah’ın(c.c) bu ayetteki vadi, Raşid halifeler döneminde gerçekleştiğini ve sahabe düşmanlarının uydurdukları Hz. Ali ve diğer Raşid halifeler arasındaki ihtilafların gerçek dışı olduğunu açıkça ispat ediyor.

Allah’ın Mü’minlere bu müjdesi süreklidir. Ra- şid halifeler döneminde gerçekleştiği gibi her zaman gerçekleşebilir. Ancak ayette açıkça beyan edildiği gibi, iman ve salih amel şartına bağlıdır.

Günümüzde İslam ümmeti bilinen hale düş- müşse sebebi, iman ve salih amel şartını hakkıyla ifa etmediği içindir.

Davet-Mektebi-Ocak-2016-İslam'ın-Zafer-Müjdeleri-I-1

C- Kur’an-ı Kerim’in Mü’minlere diğer bir müjdesi ise: geçmiş enbiyaların ve onlara iman eden Mü’minlerin kurtuluşu ile onlara karşı olan kâfirlerin helak olmalarıdır.

Musa’ya (a.s) karşı olan Firavun ve taraftarların boğulup helak olmaları ders alınması gereken, çok önemli bir örnektir. Hatta hepimizin bildiği gibi gücüne güvenerek İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmek suretiyle tedbir aldığına inanan Firavun, Musa’yı (a.s) sarayında kendi eliyle beslemiştir.

D- Aynı şekilde Kur’an-ı Kerim Mü’minlere yardım edeceğini vadediyor. “Mü’minlere yardım etmek, üzerimize hak olmuştur.”

Allah (c.c) tarafından kurtarılacaklarını beyan ediyor: “Böylece Mü’minleri kurtarmak üzerimize bir haktır.”⁹ Allah (c.c) tarafından savunacaklarını ifade ediyor: “Şüphesiz ki Allah (c.c), iman edenleri inkârcılara karşı savunur. Çünkü Allah hiçbir haini ve nankörü sevmez.10 ve Allah(c.c) Mü’minlerin sahibi olduğunu ve Mü’minlerle beraber olduğunu beyan eder.”11

E- Kur’an-ı Kerim’in bir müjdesi de: “Kâfirlerin tuzak kurmalarına karşı Allah’ın da tuzak kurdu- ğunu12 onlar tuzak kurarlarken Allah’ın da (c.c) tuzaklarının karşılığını verdiğini beyan etmesidir.”13

Günümüzde kâfirlerin yaptığı gibi Allah (c.c) yolundan insanları alıkoymak için harcadıkları büyük maddi harcamaları da boşuna çıkacağını Kur’an-ı Kerim’den açıkça anlaşılıyor.14

F- Maide 54. ile Fussilet 53. ayetleri ise günümüze ışık tutan birer mucizeyi izah ve İslam ümmetinin içinde olduğu zillet halinden nasıl kurtulacağının açık müjdesini veriyorlar.

Kur’an-ı Kerim’in bazı müjdelerine kısaca değindikten sonra, Resûlullah (s.a.s) sünnetindeki bir kısım müjdelere yine kısa bir şekilde değineceğiz.

Davet-Mektebi-Ocak-2016-İslam'ın-Zafer-Müjdeleri-I-2İstikbal ve yarınların İslam ümmetine ait olduğunu müjdeleyen birçok sahih hadis, güvenilir hadis kaynaklarında mevcuttur. Resûlullah (s.a.s) kıyamete kadar tüm asırların peygamberi olduğu için, her asır için mucize olacak ve her asrın insanlarına delil olacak gaybten müjdeler vermiştir. Bu müjdeler ve gaybten haber vermelerin bir kısmı geçmiş asırlarda meydana çıkmış, bir kısmı da günümüzde çıkmış, diğer bir kısmı da istikbalde meydana çıkacaktır inşaallah.
Bazı sahih hadisler istikbalde olacak bela ve musibetlerden, meydana gelecek zulüm ve felaketlerden söz etmişlerdir. Bu tür bela ve felaketlerin hadislerde geçtiği gibi çıktığı zaman bununla Müslümanların İslam’a inançları artmış. O tür zulüm ve haksızlıklardan uzak kalmalarını ve karşı çıkmalarını sağlamıştır. Bazı Müslümanlar da bu tür hadislerden bazılarını yanlış anlayıp Müslümanların gevşemesine, ümitsizliğe sebep olacak şekilde yaymışlardır. Sahih hadislerdeki bazı müjdelere değindikten sonra yanlış anlaşılan bazı hadislerin doğru manalarına değineceğiz inşaallah.

RESULULLAH’IN (s.a.s) SÜNNETİNDEKİ MÜJDELER

Davet-Mektebi-Ocak-2016-İslam'ın-Zafer-Müjdeleri-I-3A- İslam’ın Tüm Dünyaya Yayılacağı Müjdesi: Temim-i Dari (r.a) Resûlullah ’tan (s.a.s) şunu işittiğini söylüyor: “Yemin olsun ki gece ve gündüzün oluştuğu her yere bu din ulaşacaktır. Allah bu dini İslam’ın izzeti, küfrün de zillete düşmüş bir şekilde dâhil etmediği hiçbir şehir ve kırsalı bırakmayacaktır.”15 Bu hadisi Temim-i Dari ile beraber, Şeddad bin Evs, Adiy bin Hatem, Sevban, Mikdad bin Esved, annemiz Aişe (r.a) gibi meşhur sahabeler de rivayet etmişlerdir.

B- Roma’nın fethedileceği, İslam’ın tekrar Avrupa’ya dönüp hâkim olacağının müjdesi: “Ebi Kabil” adındaki meşhur tabiin bu mesele ile ilgili hadisi şöyle anlatmaktadır:”Bir gün Abdullah bin Amr bin Asın (r.a) yanındayken şu soru soruldu: ‘Bu iki şehirden hangisi önce fethedilir? Kostantiniyye mi (İstanbul), Roma mı?’ Bunun üzerine Abdullah (r.a) dedi ki: Bizler Resûlullah’ın (s.a.s) yanındayken bu soru soruldu, cevabında Resûlullah (s.a.s) dedi ki: Hirekle ’nin şehri (İstanbul) önce fethedilir.”16

Prof. Dr. Yusuf el Karadavi bu hadisi izah ederken şöyle demektedir:”Roma şimdiki İtalya’nın başkentidir. “Kostantiniyye” ise İstanbul’dur. Sorudan anlaşıldığı gibi Müslümanlar her iki şehrin de fethedileceğini biliyorlardı. Ancak hangisinin önce olacağını öğrenmek istiyorlardı. Bu müjdenin yarısı Fatih döneminde 29.05.1453 m. (20.05.854 h.) tarihinde gerçekleşti. Müjdenin diğer yarısı ise Müslümanların Avrupa’dan iki defa (birincisi Endülüs’ten, ikincisi Balkanlardan) çıkartıldıktan sonra, üçüncü defa tekrar Avrupa ya girmekle ve Roma’yı fethetmekle gerçekleşir inşallah. Bu fethin silahla değil, dil ve kalemle olacağını, insanlığın beşeri ideolojilerden kaçarak ilahi hidayete sığınacağına kanaat ediyorum. İslam’da sulha da fetih denilir. Zira Hudeybiye sulhuna da fetih denilmiş ve bununla ilgili Fetih suresi inmiştir.”17

Bu rivayetten, anlıyoruz ki hadis yazılmasının müsteşriklerin yaymaya çalıştıkları gibi asırlar sonra değil, Resûlullah (s.a.s) döneminde başlamıştır. Bunu ispat eden pek çok deliller mevcuttur.18

C- İslam devletinin tüm dünyayı kuşatacağının müjdesi: Savban (r.a) Resûlullah’tan şöyle işitmiştir: “Allah (c.c) benim için yeryüzünü toparladı. Ben de doğusuyla batısını gördüm. Ümmetimin yönetimi bana gösterilen yerlere kesinlikle ulaşacaktır.”19 Daha önce geçen hadislerde, İslam davetinin tüm dünyaya ulaşacağı müjdesi verilmişti. Bu sahih hadiste ise İslam devletinin tüm dünyaya hâkim olacağı müjdesini vermektedir.

D- Raşid halifeliğinin tekrar kurulacağının müjdesi: Huzeyfe bin Yeman’dan (r.a) Resûlullah (s.a.s) şöyle demiştir: “Nübüvvet dönemi Allah’ın dilediği süreye kadar devam ettikten sonra, dilediği zaman kaldıracaktır. Sonra nübüvvet temeli üzere kurulu bir halifelik olacaktır. O da Allah (c.c) dilediği süreye kadar devam ettikten sonra onu da dilediği zaman kaldıracaktır. Sonra ‘ısırı- cı bir krallık dönemi’ oluşacaktır. Allah dilediği zaman onu kaldırdıktan sonra bir zorbalık yönetimi oluşacaktır. O da Allah (c.c) dilediği zaman kaldıracaktır. Daha sonra nübüvvet yolu üzere bir halifelik oluşacaktır. Dedikten sonra Resûlullah (s.a.s) sustu.”20 Bu hadis bir yönden mucize ifade ederken diğer yönden büyük bir müjdeyi kapsı- yor. 1400 yıllık İslam tarihi, hadisin beyan ettiği dönemleri aynen tastik etmiş; âlimler bunu şu şekilde izah etmektedirler: “Raşid Halifeler” dönemi Hz. Hasan’ın halifeliğiyle son bulmuş, ısırıcı krallık ise halifeliğin ilga edilmesiyle son bulmuştur. Zorba yöneticilik dönemi olan dördüncü dönem ise Halifeliğin ilgasından sonra İslam ümmetinde meydana çıkan diktatörlüklerdir. Günümüze kadar geçen 1400 yıllık süre hadisin mucizesini açıklarken hadisin son kısmı ise tüm Müslümanlara büyük bir müjdedir. Allah’ın izniyle bu zorbalık döneminin sonlarındayız ve Raşid Halifelik döneminin de arefesinde bunuyoruz.

Davet-Mektebi-Ocak-2016-İslam'ın-Zafer-Müjdeleri-I-4E- Gerçek Müslümanların Yahudilere karşı zafer elde edeceklerinin müjdesi: Hem mucize olan, hem de müjde veren sahih hadislerden birisi Müslümanların Yahudilere karşı elde edecekleri zaferdir. Abdullah ibni Ömer (r.a) Resûlullah’tan (s.a.s) şunu işittim: “Yahudiler sizinle savaşırlar, sonra onlara galip geleceksiniz. Daha sonra taş- lar diyecek ey Müslüman arkamda Yahudi var, gel de onu öldür.”21 Diğer bir hadiste de Ebu Hureyre (r.a) Resûlullah’tan (s.a.s) şöyle rivayet ediyor:”- Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Müslümanlar onları öldürmeye başlarlar hatta Yahudiler taş ve ağaçların arkasına gizlenirler. Sonra taş ve ağaç da ey Müslüman, ey Allah’ın kulu arkamda Yahudi var gel ve öldür.”22 Bu hadiste “taş” ve “ağaç” “kal” (söylem) dili ile Allah’tan bir mucize olarak mı konuşurlar?

Bu Allah (c.c) için zor bir şey değil. Yahut da “hal” diliyle yani Yahudiler gizlenemeyecek bir halde mi olur?

Davet-Mektebi-Ocak-2016-İslam'ın-Zafer-Müjdeleri-I-6Hangisi olursa olsun. Her şeyin şu anda Filistin’i gasp eden Yahudilerin aleyhinde, Müslümanlardan yana olacağını, Allah’ın (c.c) onları mağlup edeceğini ifade ediyor. İslam tarihi boyunca Müslümanlarla Yahudiler savaşmamıştı. Geçen asrın ortasında Filistin’de çıkan savaş hadisin ilk yarısını tasdik etti. Hadisin diğer yarısı da Yahudilerin mağlup olacakları müjdesini vermektedir. Allah (c.c) İslam ümmetini bu zaferi hak etmeye muvaffak kılsın inşallah.

Hadisi şeriflerden yazmak istediğimiz birkaç müjde ile diğer bazı müjdeleri derginin sonraki sayısında yazmaya çalışırız inşallah.

NOT: Bu müjdeler, Doktor Yusuf el Karadavi ’nin “Mubeşşirat Bi Nasril İslam” (İslam’ın Zafer Müjdeleri) adlı risaleden alınmıştır. Arapça kullananlar risalenin Arapçasını, Arapça kullanmayanlar da nida yayınlarından tercümesini talep etmeleri tavsiye edilir.

Davet-Mektebi-Ocak-2016-İslam'ın-Zafer-Müjdeleri-I-5KAYNAKLAR
1. Hicr, 56.
2. Buhari: 69, Müslim: 1737.
3. Mektubat Hutbe-i Şamiye s. 413.
4. Tevbe, 32-33.
5. Nur, 55.
6. Mektubat Hutbe-i Şamiye s. 410.
7. Tefhimu’l Kur’an, Nur Suresi Tefsiri s. 219 Muessesetü’r- Risale Beyrut 1398).
8. Rum, 47.
9. Yunus, 103.
10. Hac, 38.
11. Enfal, 19.
12. Tarık, 15-16.
13. Enfal, 30.
14. Enfal, 36.
15. Müsned-i İmam Ahmed (16957), Buhari Tarih: c. 2 s. 331. (Hâkim sahihtir demiştir. Hafız Zehebi de muvafakat etmiş ve diğer birkaç gü- venilir hadis kaynaklarında da geçmektedir.)
16. Müsned-i İmam Ahmed 6645, Hafız Heysemi de “Mecmeu’z Zevaid” de rivayet etmiş ve isnadı sahihtir demiştir.
17. Prof. Dr Yusuf el Karadavi “Mubeşşirat” s. 433 Müessesetü’r Risale Beyrut 1421 h.
18. Karadavi Yusuf, Age. s. 32.
19. Müslim 2889, Ebu Davut 4252, Tirmizi 2203, İbni Mace 3952.
20. Müsned-i İmam Ahmed 18406, Hafız Heysemi de “Mecmeu’z Zevaid” c. 5 s. 189’da rivayet etikten sonra raviler güvenilir demiştir.
21. Buhari 3593, Muslim 7338, Ahmed 6032.
22. Müslim 7339, Ahmed 9498.

Salih Turgut