Her ameliniz gibi ilim tahsiliniz de halisane Allah (cc) rızası için olsun. İhlas sürekli azığınız olsun. Sık sık tashihi niyette bulunun ki, nefis ve şeytan ihlasınızı zedeleyemesin.
Yapacağımız her işe başlamadan önce, o işin nedenini, niçinini, faydalarını bilmek önemlidir. Böylece o işi daha ciddi yapar, o işte daha istekli ve gayretli oluruz. Dolayısıyla ilmi de niçin okuduğumuzu önceden net bir şekilde tespit edelim. Tabi ilim tahsilinde gaye, sadece Allah (cc) rızasıdır. Hedefler farklı faklıdır, ancak gaye tek bir şeydir ki; şehit İmam Hasan el-Benna’nın dediği gibi: “Allah’u (cc) ğayetuna” (Gayemiz Allah’tır.)
Sakın ola ki ilim tahsiliyle; makam mevki veya mal maaş hedeflemeyiniz! Bu, altını tenekeye değişmekten daha büyük bir hüsrandır. Düşünün ki ilim size dünyada izzet, ahirette peygamberlerin bir alt makamını kazandıracaktır. Bu değerler, dünya ve içindekilerle kıyaslanamaz.
Namaz kılma memuru veya başarılı bir bürokrat olmayı hedeflemeyin. Siz, Peygamber varisi, davetçi âlimler olmayı hedefleyin. Makamlar ve servetler ayaklarınıza serilir.
Hocalarınıza karşı gayet saygılı ve hürmetkâr olunuz. Onlara karşı ön yargı ve su-i zandan sakınınız. Esasen her zaman hüsnü zannı şiar edininiz. Ama onları “la yus’el” “masum” gibi de görmeyiniz. Sonuçta onlar da insandır. Tek masum peygamberlerdir.
Sabırlı ve azimli olun. Bilin ki her iş gibi ilim tahsilinin de zorlukları vardır. Bu işin tecrübesini hayatı boyunca yaşamış olan âlimler şöyle demişlerdir: “Li külli şe-in mani’un, emma lil-ilmi mevaniu. / her şeyin engeli, ilminse engelleri vardır.”
İmam-ı Şafii’nin meşhur şiirindeki 6 esas şiarın olsun. Bu şiirde imam şöyle buyurur:
Kardeşim ilmi ancak şu altı şartla elde edebilirsin:
Zeki olmak,
Hırslı, ilme düşkün olmak,
Çalışkan olmak,
Fiziki şartların yeterinde olması / ihtiyaçların giderilmesi,
Ehliyetli bir hoca/üstad,
Yeterli zaman.”
Geniş ufuklu olun ama adımlarınızı gücünüz oranında atın. Asrınızın Hanefi’si, Şafii’si, Gazali’si, El-Benna’sı olabileceğinizi düşünerek azimle çalışınız. Gayret bizden, takdir Allah (cc)’tandır.
Okuduğunuz medresenin kaide kurallarına hassasiyetle uyunuz. Dirlik ve düzen eşyanın tabiatıdır. Düzensizlik, kuralsızlık, karmaşa ve kargaşa anarşi doğurur ki, böyle bir yerde tahsil yapamazsınız.
Tüm medrese arkadaşlarınızı kardeşleriniz bilerek, büyüklerinize karşı saygı ve küçüklerinize karşı şefkat ve merhameti ihmal etmeyiniz. Çünkü en güzel ilim tahsili huzurlu ortamlarda olur. Huzursuzluk kimden gelirse neden kaynaklanırsa kaynaklansın, herkes gibi sizi de olumsuz etkileyecektir. Şu halde hep beraber bulunduğumuz yerde huzuru muhafaza etmeye çalışmalıyız. Unutmayalım ki bir ailede aynı anne babanın çocukları arasında bile zaman zaman anlaşmazlık ve pürüzler olabilmektedir. Dolayısıyla ayrı ırk, dil ve bölgelerden, farklı örf adetleri olan talebeler arasında da zaman zaman küçük pürüzler olabilir. Bunları büyütmemek ve hikmetle izale etmek, her birimizin görevidir.
Biz asla sorunların kaynağı olmayalım. Aksine olan ve olası sorunları hikmetle çözen olmaya çalışalım. Ancak sorun çözmeye çalışırken, cezalandırma ve müeyyide uygulamaya kalkışmayalım. Bu işi sorumlu olanlara bırakalım.
İlim tahsilinde hep aşk, şevk ve heyecanlı olunuz. Arkadaşlarınızı da buna teşvik ediniz ve ilim tahsilini onlara sevdirmeye çalışınız.
Arkadaşınızı ilimden soğutacak herhangi bir söz ve harekette bulunmayınız. Unutmayınız: “Bir şeye sebep olan, onu yapan gibidir.” Siz bir kardeşinizin âlim ve salih olmasına vesile olursanız, onun ecri kadar ecir alırsınız. Ama onun cahil ve fasık olmasına sebep olursanız, onun günahlarına katkınız oranınca ortak olursunuz.
Zamanınızı asla israf etmeyin ve en güzel bir şekilde değerlendirin. Dolayısıyla sadece derslerle yetinmeyiniz. Derslerinizin mutala’a ve müzakeresini hakkını vererek yaptıktan sonra arta kalan vakitlerinizi başka kitaplar okuyarak değerlendiriniz.
Önemli gördüğünüz konu, fetva, örnek ve hikmetli sözleri not alınız. Bunun için değişik ajanda veya not defterleri tutunuz. “hikmetli sözler” “sorular ve cevaplar” konularına göre ayet ve hadisler” vs.
Fırsat buldukça önemli gördüğünüz anılarınızı da not ediniz. Kim bilir, ilerde bu anılarınız yok satacak bir kitap olarak basılabilir. Unutmayalım ki tecrübe okumak veya dinlemekle değil, bizzat yaşamakla kazanılır.
Kitaplarda örnek olarak geçen hikmetli şiir ve beyitleri ezberleyiniz. Bu beyitler davet, tebliğ ve nasihatlerde size çok lazım olacaktır.
Ancak okuyacağınız kitaplar konusunda seçici olunuz. İstifade ettiğiniz kitapların, sağlam ehl-i sünnet kaynaklı olmasına dikkat ediniz. Bu konuda işin ehlinden bilgi almanız daha sağlıklı olur.
“Reformist” “light İslamcı” “tekfirci” “harici” “mutezili/akılcı” gibi; sünnete ve İslam’ın temel kaynaklarına şaşı bakan çevre ve fikirlerden sakınınız.
Bir metni ezberlemeden önce, doğru okumayı öğrenip sağlamlaştırın. Çünkü yanlış ezberlediğiniz bir ayet, hadis veya metni sonradan düzeltmek çok zordur.
Ezberlemede her zaman aynı nüshayı kullanın. Çünkü gözler ezberlediğiniz metnin fotoğrafını çekmektedir. Ayet veya cümlelerin nerede bitip nerede başladığı önemlidir.
Metin ezberini çok güzel yapın ve sık sık tekrarlayın ki meleke olup unutulmasın.
Bilgilerinizi her fırsatta pekiştirin ki meleke olsun.
Müzakere yapmada kitap veya talebe ayırımı yapmayın. Sizin seviyenizdeki kitapların tekrarına ihtiyacınız olduğu kadar, sizden aşağıdaki kitapların tekrarına da ihtiyacınız vardır. Bir de şu hadisi hatırlayın: “Kul kardeşine yardımcı oldukça, Allah (cc) da kulunun yardımcısıdır.”
Kur’an ve hadis ezberini ihmal etmeyin. İlim ehli bir insan için ideal olan Kur’an hafızı olmaktır. Ancak bu olmasa da sondan ve baştan üçer cüz, Yasin, Haşr, Fetih, Hucurat, Rahman, Saf sureleri ve belli başlı aşırları da ezberleyiniz. Yapabilirseniz buna Enfal ve Meryem gibi sureleri de ekleyiniz.
Fıkıh, siyer ve tarih okumayı da ihmal etmeyin. Özellikle yakın tarih ve orta hacimde bir İslam tarihini baştan sona okuyunuz. Bu ileriki yaşlarda çok işinize yarayacaktır. Nitekim geçmişini bilmeyen, geleceğini sağlıklı inşa edemez.
Bu okuma ve ezberleri mümkün olduğunca, erken yaşta yapıp pekiştirmeye çalışınız. Zira belli yaştan sonra ezberledikleriniz kolay kolay meleke olmuyor ve çabuk unutuluyor.
Sağlam kaynaklardan yerel ve küresel ölçekte güncel olayları takip ediniz. Ancak fazlaca abur cubura dalmayınız. Ümmetin dertleriyle dertlenmek, ilme olan şevk ve hırsınızı kamçılayacaktır. Ancak özellikle ilim tahsilinin ilk birkaç yılında daha çok derslerinize odaklanın.
Dualarınızda hocalarınızı, talebe arkadaşlarınızı ve ilim tahsilinde size emeği geçen kimseleri unutmayınız. Çünkü vefa önemli bir erdemdir. Erdemlerse en çok ilim ehline yakışır.
İlimle zihin ve fikrimizi beslerken, hikmetle yüreğimiz/kalbimizi beslemeyi de ihmal etmeyelim. Bilindiği üzere davetçi için üç yönlü olgunluğa ihtiyaç vardır. 1. Fikri/kültürel, 2. Manevi/ruhi, 3. Fiziki/bedeni olgunluk. Bunun için, günlük Kur’anî virdimiz olsun. Günlük dua ve zikirlerden de payımız olmalı. Haftalık teheccüd ve orucumuzu ihmal etmeyelim. Günlük “Kardeşlik duasını” unutmayalım. Resulullah(sav) ve ashabının günlük me’sur dua ve zikirlerinden de mümkün olduğunca istifade edelim. Vakit sünnetleri dışında, duha, abdest sünneti, tehiyyatu’l mescit gibi nafile namazlarından da pay almalıyız. Kısacası bazı ilim talebelerinin yaptığı gibi, nasıl olsa “İlim hizmetinin her anı ibadettir.” diyerek, nafilelerde rehavete düşmeyelim.
Allahumme allimnâ ma yenfeuna ve-nfe’nâ bimâ allemtenâ.

Önceki İçerikBir Aksiyon Adamı Necip Fazıl ve ‘Büyük Doğu’ İdeali
Sonraki İçerikCennete Yelken Açan Bir Gemi!