Bir asra yakındır başsız olan ümmet, fıkhını, tarihini ve kültürünü koruyacak kurumlardan yoksun kalmıştır. Örnek şahsiyetlerini gerçek anlamda, sonraki nesillere sunacak ciddi çalışmalardan mahrum bırakılmıştır. Hatta Müslümanlar arasında kurulan bazı müesseseler, üniversiteler, basın yayın kuruluşları, düşmanların hedefleri doğrultusunda hareket ederek, yeni nesilleri tarihinden, geçmişinden koparmaya, örnek alacağı şahsiyetleri gözden düşürmeye çalışmaktadırlar. İnsanlığın örnek nesli sahabeler (r.a), özellikle de sünnetin sarsılmaz hafızı Ebu Hureyre, bu odakların yoğun saldırılarına maruz kalmıştır. Onun için Ebu Hureyre’nin unutturulmak istenen sünneti hıfz etme ile ilgili bazı gerçekleri dergideki yerimizin el verdiği kadar izah etmeye çalışacağız inşallah.
Öncelikle Ebu Hureyre’yi kısaca tanıyalım:
Hicretten önce(H.Ö) 23 yılında doğan Ebu Hureyre, Yemenli devs kabilesinin eşrafındandır. İslam’dan önce kabilenin reisi olan Sa’d bin Ebi Zubab’ın yeğenidir.
Müslüman olduktan sonra da Resulullah (sav) tarafından tekrar kabilenin reisi olarak seçilen Hz. Sa’d, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer dönemlerinde de bu görevine devam etmiştir. Ebu Hureyre, Hicri 7. yılının başlarında Hayber savaşında Medine’ye hicret ederek, vefatına kadar Resulullah (sav)’le beraber kalmıştır. Ebu Hureyre’nin Müslüman olması ise Mekke döneminde olmuştur. Kendi kabilesinden olan Tufeyl bin Amr Ed-Devsi Mekke’ye gelip Resulullah’la görüşüp Müslüman olduktan sonra, kabilesine dönerek İslam’a davet etmiş, Ebu Hureyre (r.a) da bu davete icabet ederek Müslüman olmuştur. Hicretin 7. yılında Ebu Hureyre, Tufeyl bin Amr ve Devs kabilesinden 80 aile ile beraber Medine’ye hicret etmiştir. Medinede ikamet etmeye devam ederek hicri 59 yılında 78 yaşında vefat edinceye kadar Hz. Ömer tarafından Bahreyn’e vali tayin edilmesi ve bazı cihat faaliyetleri için ayrıldığı dönemler dışında, Medine’den ayrılmamıştır.1 Hz. Ali’nin halifeliği döneminde çıkarılan fitnelere katılmayıp o dönemde de Medine de kalmaya devam etmiştir.2
Ebu Hureyre’nin hayatından kesitler:
– Ebu Hureyre düşmana karşı nöbette olduğu bir zamanda deniz sahili yönünde bir tehlike hissedildi. Herkes o tarafa yönelip durumu anlamaya çalıştı.
Bir süre sonra tehlikenin geçtiği söylendi. Herkes geri dönerken Ebu hureyre nöbet beklemeye devam etti. Biri, ‘ne bekliyorsun ya Eba Hureyre?’ diye sorunca Ebu Hureyre şöyle dedi,‘Resulullah (sav)’den şöyle işittim. Allah (c.c) yolunda bir saat nöbet tutmak Hacerul Esved yanında (Kâbe’de) kadir gecesini ihya etmekten daha hayırlıdır.3
– Ebu Hureyre (r.a) şöyle der: “Ben geceyi üçe bölerim. Üçte birini uyku, üçte birini teheccüd, diğer üçte birini ise hadisleri tekrar etmek için ayırırım”4
– Ebu Hureyre (r.a), ehli beyti çok severdi.“Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i Resulullah’ın (sav) iki omzunda gördüğünü, bir sefer bunu diğer sefer de ötekini öptüğünü ve onları kim severse beni sevmiştir, kim de buğz ederse bana buğz etmiştir”5 hadisini rivayet eden Ebu Hureyre’dir. Ve bir yerde Hz. Hasan’la karşılaşınca; göbeğini öperek şöyle demiştir; Resulullah (sav)’in seni böyle öptüğünü gördüm.6 Hz. Hasan Medinede vefat ettiği zaman Ravzada defnedilmesini engelleyen Medine valisi Mervan’a şiddetle karşı çıkan yine Ebu Hureyre’dir.7
Ebu Hureyre (r.a)’nin Hadis konusunda önde olmasının sebepleri:
Birinci Sebep
Ebu Hureyre’nin hadis ezberlemede çok istekli olması: Resulullah (sav) sahabelerin yapılarına göre onları toplumun yararına olan mesleklere ve hizmete yönlendirirdi. Ebu Hureyre’yi de hadis ezberlemeye yönelik ilgisini görünce o alana yönlendirdi. Buhari’nin rivayet ettiği hadiste Ebu Hureyre şöyle buyurmaktadır:“Ey Allahın resulu! (sav) kıyamet gününde senin şefaatinle en çok mesut olacak olanlar kimlerdir? diye sordum. Resulullah (sav) dedi ki: ‘ya Ebu Hureyre senin hadis hakkında hırslı olduğunu gördüğüm için senden önce kimsenin bunu benden sormayacağını kanaat ediyordum. Kıyamet gününde benim şefaatimle en çok mesut olan kendi nefsinde ihlâslı bir şekilde “لا اله الا الله” diyenlerdir’ diye buyurdu.”8 Bu hırsından dolayı Resulullah da (sav) onun ezberleme yeteneği için dua etmiştir.

İkinci Sebep
Resulullah’ın (sav) ona dua etmesi: Ebu Hureyre sadece 4 yıl Resulullah (sav) ile beraber kaldığı halde sahih hadislerde beyan edildiği üzere Resulullah (sav) onun hadisleri hıfz etmesi için dua etmiştir. İmam Buhari Hz. Ebu Hureyre’den şöyle rivayet eder: “Resulullah’a (sav) dedim ki ‘senden çok hadis duyuyorum sonra unutuyorum.’ Bana “abanı ser” dedi. Serdikten sonra kendi avucu ile abamın üzerine bir şeyler bıraktı ve sonra bana ‘topla’ dedi, ben de topladım. Ondan sonra hiçbir şey unutmadım.”9 Resulullah’ın duasının bereketiyle, Ebu Hureyre sahabelerin içinde ezberi en iyi olan kişilerden biri olmuştu. Bu Ebu Hureyre’nin kerameti olmakla beraber Resulullah (sav)’in açık bir mucizesidir. İslam tarihi de bu mucizeye şahitlik etmektedir.
Üçüncü Sebep
Kabul edilen duayla ‘hadis ezberini’ istemesi: Nesai’nin rivayet ettiği bir hadiste, Kays bin Mahrama şöyle demektedir: “Zeyd bin Sabit’e (r.a) bir adam gelip bir şey sordu. Hz. Zeyd adama, sen Ebu Hureyre’ye sor. Çünkü bir zaman ben, Ebu Hureyre (r.a) ve başka bir sahabi camide zikir edip dua ederken Resulullah (sav) gelip yanımıza oturdu. Resulullah’ın gelmesiyle biz durduk. Bunun üzerine ‘daha önce yaptıklarınızı tekrar edin’dedi. Ben ile arkadaşım Ebu Hureyre’den önce tek tek dua ettik Resulullah (sav) dualarımıza ‘amin’ dedi. Sonra Ebu Hureyre şöyle dua etti, ‘Allah’ım iki arkadaşımın istedikleri şeyi bende isterim ve unutulmayacak ilim de isterim’ dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) ‘amin’ dedi. ‘Ya Resulellah bizde unutulmayacak bir ilim isteriz’ dedik. Resulullah (sav) ‘Devsli genç sizi geçti’ dedi”10
Bu dua’nın ve Resulullah’ın (sav) ‘amin’ demesinin bereketiyle, Ebu Hureyre sahabe arasında en çok hadis rivayet eden kişi olmuştur.
Dördüncü Sebep
Resulullah (sav) döneminde hayatını hadis ezberlemeye adayıp, başka işlerle meşgul olmaması: İmam Buhari ve imam Müslim’in ittifakla rivayet ettikleri hadiste, Ebu Hureyre (r.a) bu durumu şöyle izah ediyor: “Sizler diyorsunuz ki;‘Ebu Hureyre Resulullah (sav) den niçin çok hadis rivayet ediyor?’ ve yine diyorsunuz ki, ‘Neden muhacir ve ensar, Ebu Hureyre kadar hadis rivayet etmiyorlar?’ Hâlbuki muhacir kardeşlerim, pazarlarda alışverişle meşgul olurken, ben karın tokluğuna Resulullah (sav) ile beraberdim. Onların olmadığı birçok ortamda ben hazır bulunurdum. Ve onların unuttukları şeyleri ben ezberlerdim. Aynı şekilde ensardan kardeşlerimi kendi malları meşgul ederken, ben fakir olan suffe ehlinden olup ensarın unuttuklarını ben hatırlardım.” 11
Beşinci Sebep
Ebu Hureyre’nin Resulullah’ın (sav) vefatından sonra da ömrünün çoğunu Medine’de öğrencilere ve genel halka hadis dersleri vermesi: Medine-i Münevvere, Raşit halifelerin merkezi, Hac ve diğer dönemlerde Müslümanların çokça uğradığı bir merkezdi. Ebu Hureyre de bu uzun sürede Resulullah’ın mescidinde hep hadis dersleri verirdi.12
Altıncı Sebep
Ebu Hureyre’nin Resulullah (sav) den sonra uzun süre yaşamış olması: Peygamber efendimizin vefatından takriben 50 sene sonra, hicri 59 yılında vefat etmiştir. Bu dönemde büyük sahabeler (r.a) vefat etmiş, İslam ümmeti çoğalmış, insanların ilme, hadise ihtiyaçları artmıştır. Ebu Hureyre (r.a) de hem Resulullah (sav)’den hem de diğer sahabelerden aldığı hadisleri ders olarak vermiştir. Hz.Ömer(r.a) hicri 23 yılında vefat etmesine rağmen ve devlet işleriyle meşgul olduğu halde 500 hadis rivayet etmişse Ebu Hureyre için 5000 den fazla hadis rivayet etmesi çok görülmemelidir.13 Kaldı ki bu sayıdaki hadislerin hepsi, hadis ıstılahlarını bilmeyenlerin zannettiği gibi Resulullah’dan (sav) alınan sözler değildir. Zira isnatlara da (ravi zinciri) hadis denilmiştir. Dolayısıyla tek bir metnin ne kadar isnadı varsa o tek metin (söz) o isnatlar sayısı kadar hadis sayılır. Dolayısıyla Ebu Hureyre (r.a)’ın rivayet ettiği metin sayısı, en fazla 2000 civarındadır. Tabii bu sayıya, Ebu Hureyre’nin diğer sahabelerden aldığı hadisler de dâhildir. Böylece Ebu Hureyre’nin hadisleri Kur’an-ı Kerim’in yarısı kadarda değildir. Normal bir çocuğun iki yılda Kur’an-ı Kerim’i hıfz ettiğini düşündüğümüzde, Ebu Hureyre’nin dört yılda Resulullah (sav) den ve ondan sonra da yaklaşık 50 yılda Hz. Ebubekir es-Sıddik, Hz. Ömer, Hz. Usame bin Zeyd, Hz. Ubey bin Ka’b, Hz.Fazl bin Abbas, Hz. Aişe gibi büyük sahabelerden de aldığı toplam hadis sayısının 2000 civarında olması hiç de fazla değildir.14
Son olarak Hz Ebu hureyre şöyle der; “Resulullah (sav) benim için şöyle dua etti“ Allah’ım bu (Ebu Hureyre) kulcuğunu ve annesini mümin kullarına sevdir ve müminleri de onlara sevdir. Onun için beni duyup ta görmeyen tüm müminler beni sever.”15
Ey Rabbim! Biz, Hz. Ebu Hureyre’yi, annesini ve tüm sahabeleri severiz. Bizi sahabelerle haşret. (Amin)
Not: Bu makaleyi, Nida Yayınları arasında Arapça olarak yayınlanan, ‘haza hüve Ebu Hureyre’ adlı kitaptan istifade ederek hazırladım. Arapça bilenlere bu kitabı okumalarını, tüm okuyucularımızın istifade etmesi için de, Nida yayınlarının bu kitabı Türkçeye çevirmesini tavsiye ederiz.
Kaynaklar
1-“Difa’unan Ebi Hureyre”Muhammed Ahmet Raşit Sayfa:24-165 Dar El-Kalem Beyrut 2.baskı /1393 h
2-Tahzir El-Ebkari Muhammet el Arabi Et-Tebbani dar el Kutubilİlmiyye Beyrut 2. Baskı/1404 Cilt:2 Sayfa:197.
3- İbn-i Hibban (4603) Sahih Bir İsnatla rivayet etmektedir.“Haza Hüve Ebu Hureyre” sayfa no:13.
4- Darimi (264) Hatip El Bağdadi “AhlakirRavi”no:(1869) “Ebu Hureyre raviye tül İslam ve seyyidül Huffaz sayfa no:107 Abdus Settar eş-şeyh birinci baskı darül kalem dimeşk 1424
5-Müsnet (7462) ibn-i Hibban (6965) hakim, Zehebi ve heysemi (9\179) de bu hadis sahihtir demişler. Haza Hüve Ebu Hureyre sayfa 105.
6-Ahmet Müsnet(9673) ibn-i Hibban, Hakim, Zehebi ve Heysemi(9\177) ‘bu hadis sahihtir’ demişlerdir. Haza Hüve Ebu Hureyre Sayfa:106
7-“Ed-difa an Ebi hureyre” sayfa:174
8- Buhari no(6570)
9- Buhari no(119) Müslim no(6397) Tirmizi no :(3835) İmam Ahmet Müsned no(7275)
10-Nesai “Süneni Kübra” no(5870) Taberani“Mü’cem El Evset” no (1282) Hasen bir Senetle rivayet etmiştir hâkim de sahihtir demiş.“Haza Ebu Hureyre” Sayfa:21
11-Buhari no(2047) Müslim (2492)
12-Hakim “El-Müstedrek ” Cilt:4 Sayfa:512 Hakim ve Zehebi rivayetin sahih olduğunu ifade etmişlerdir. Bakınız: “Haza Ebu Hureyre” Sayfa:24
13- Mustafa Es- Siba’i “Es-Sünne” Sayfa:515 dar Er-Verrak Beyrut/1430
14- “Haza Ebu Hureyre” Sayfa:27
15-müslim (2491) Ahmet müsnet(8259)

Salih Turgut

Önceki İçerikMüslüman’ın Hayat Ölçüleri
Sonraki İçerikİslam’da Savaşın Hakikati