Ah Yemen bizi affet!.. Biz kendimizi, insanlığımızı, vicdanımızı daha ziyade Müslüman kimliğimizi kaybettik. Yemen’de bu kadar insan, çoğu da çocuk olmak üzere, açlıktan ölürken biz nasıl da yerlerimizde rahat durabiliyoruz, yiyebiliyoruz, içebiliyoruz, gezebiliyoruz (1).

Hani biz komşusu aç iken tok yatan bir ümmet değildik (2). Nerde kaldı Müslümanlığımız? Biz sadece (sözde) Müslümanlarız. Yoksa ne Allah’a ne Peygambere ne kullara saygımız kaldı.

Yemen’deki savaş onlar için açlık, bizler içinde vicdan savaşıdır. Biz kendi savaşımızı kazanırsak onlar da açlık savaşını kazacaktır. Ümmet-i Muhammed tektir, yerlerimiz farklı olabilir; Allah’ımız bir, Peygamberimiz bir, Kur’ân’ımız birdir. Biz hayrı emreden kötülüğü nehyeden bir ümmet değil miyiz (3)? Yemen’deki savaş insanlığa yapılan en büyük kötülüklerdendir. Peki, biz bunu engellemek (nehyetmek) için ne yapıyoruz? Başımızı yastığa rahat koyuyor muyuz? Ya da yemek yerken Yemen’deki bir çocuk aklımıza geldiğinde yemeği mi bırakıyoruz?

Ya biz eve geldiğimiz zaman yemek bulamadığımızda eşimize, annemize veya kardeşimize kükreyip (kızgınlıktan) ne yapacağımızı bilmeyen bir milletiz… Peki, Yemen’deki mazlum çocuklar annelerine kükreyip kızabiliyorlar mı, anne niye yemek yok diye? İnsanlığımızın bittiği yer işte…

Ey İnsanlığın vicdanına kalmış Yemen!..

Rabbim, sana öyle bir zafer nasip etsin ki, o zafer bizim kalbimizdeki katılığı, sevgisizliği, ümmetsizliği de kuşatsın… En büyük korkum Yemenli mazlum çocukların bizi Rabbimize şikâyet etmeleridir. Zira mazlum ile Allah arasında perde yoktur (4).

Allah’ım bizi affet…

Mazlum Yemen bizi affet…

Yusuf Kenan ASLIHAN

Kaynakça:

1)Ahmed b. Hanbel, Müsned, l-55; Hâkim, el-Müstedrek, IV-167; es-Sâatî, Fethu’r-Rabbânî, 25. 2) Buhârî, Edeb, 12-Hâkim, II-15; Heysemî, VIII-167. 3)Âl-i İmrân Sûresi III-104, 110. 4) Buhârî, Zekâk, 63, Cihâd, 180, Mezâlim, 30, 35; Meğâzî 60.