Davetçi, davetine çağırdığı kimseleri tanımadıkça ve onlara nasıl çağrıda bulunacağını, onlara neyi verip veremeyeceğini bilmedikçe başarılı olamaz. Ayrıca kişi kendisinde olmayanı başkasına veremez bunun için davetçinin insanları davet ettiği şeyi en başta kendisinin iyi bilmesine ihtiyacı vardır.
Davetçinin kültürel anlamda kuşanması gereken özellikleri genel ve sistematik olarak ele alan nadir kitaplardan biri de Yusuf el-Karadavi’nin “Tebliğ ve Davet Yolunda Müslümanın Temel Kültürü” adlı eseridir.
Müellifin, kitabın girişindeki tespitlerine göre bir İslam davetçisi şu sahalarda kültür sahibi olmaya muhtaçtır:
1. İslam kültürü
2. Tarih kültürü
3. Dil ve edebiyat kültürü
4. Sosyal bilimler kültürü
5. Bilimsel kültür
6. Aktüel kültür
Bir İslam davetçisi, tıpkı bir arı misali tüm bu sahalardan bilgileri derleyip toparlayacak ve bunlardan faydalı, yeni ve muhteşem bir öz elde edecek, bu vesileyle Rabbinin yolunu tutup insanlar için, içinde şifa bulunan bir fikir ortaya çıkarıp onlara sunacaktır.
İslam Kültürü
Davetçinin, “İnsanları kendisine çağırdığım İslam nedir?” Sorusunu en başta kendisine sorması gerekir. Bundan dolayı fikri hazırlık noktasında Müslüman davetçi ilk olarak İslam kültürüyle kuşanmalı ve bilmesi gereken bilginin hakikat derecesinde derin olması, yüzeysel ve basit bir bilgi olmaması icap eder. İslami kültür anlamında bilgi sahibi olması gereken alanlar:
Kur’an-ı Kerim ve Tefsiri: Allah’ın kelamı ve Müslümanların anayasası olduğu için davetçinin Kur’an-ı Kerim ile özel bir bağının ve meşguliyetinin bulunması elzemdir. O’nu devamlı ve üzerinde yoğunlaşarak okumalıdır. Kur’an’la meşgul olan İslam davetçisinin dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır:
1. Bir konuya işaret eden ayetleri bir araya getirip sınıflandırmak,
2. Kur’an kıssalarına önem vermek,
3. Kur’an’ın sunduğu örneklere önem vermek,
4. Kur’an ayetleriyle güzel deliller sunmak,
5. Yanlış yorumlar yapmaktan ve sözlerin yerlerini değiştirmekten sakınmak ve sakındırmak.
Peygamber’in (s.a.s) Sünneti: Davetçinin İslami kültüre dair ikinci kaynağı sünnet ve hadistir. Sünnet, Kur’an’ı açıklayan bir kaynaktır. Tafsilatlı şekilde verilmemiş hususları açıklar. Sünnet, Peygamber’in (s.a.s) fiillerini, dualarını, ahlakını, ve hayatını içine alır. İnsanlara konuşma yapacak, ders verecek konferans sunacak hitap edip yazılar yazacak olan davetçi böylesine zengin, tatlı bir su arkından geri kalamaz. Bundan hem kendisi su içecek hem de başkalarına içirecektir. Sünnet ve hadise dair yazılan pek çok kitap vardır. Davetçinin bunları okumaması gibi bir durum söz konusu olamaz. Hadis ve sünnet konusunda da davetçinin uyanık olması gereken bazı hususlar bulunmaktadır:
a. Sahih hadislere karşı şüphe uyandırma girişimlerine karşı mücadele etmelidir,
b. Zor anlaşılabilecek hadisleri zaruri olmadıkça halka sunmamalıdır,
c. Uydurulmuş ve şüpheli hadislerden sakınmalıdır,
Fıkıh: İslam davetçisinin yeterli miktarda fıkıh bilgisine de sahip olması gerekir. İbadet, ahlak ve insanlar arası ilişkileri düzenleyen şer’i ahkamın önemli hususlarını bilmesi icap eder. Bilmiyorsa bile bu bilgilerin yer aldığı güvenilir kaynaklara müracaat etme gücüne sahip olmalıdır. Bu durum davetçi için çeşitli yönlerden ehemmiyet arz etmektedir. Helal, haram ve ibadet konularında kendisine soru yönelten kimselere cevap verebilmelidir.
Davetçinin, ayrıca fıkıh usulü, akaid ilmi, tasavvuf ve İslam düşünce sistemi ile ilgili bilgisi de olmalıdır.
Tarih Kültürü
Tarih, çoğu zaman, örnek verilen olayların anlaşılması yönünde yardımcı olur. Bu durum özellikle de içinde bulunulan şartların benzeşmesi konusunda ortaya çıkar. Davetçi anlattığı konuya tarihi olaylardan deliller getirebilmelidir. Bunu yapması, kalplere tesir etmesini ve nasihatlerinin kalıcı olmasını daha da kolaylaştıracaktır. Çünkü, sözler unutulur fakat olaylar kolay kolay unutulmaz. Buna binaen, davetçinin tarihe dair kültürü de olmalıdır.
Edebiyat ve Dil Kültürü
Davetçi ilham vermek için edebi eserlerden pasajlar ve şiirler alıp bunları en güzel şekilde kullanabilmelidir. Ayrıca dili -en azından kendi anadilini- inceliklerine kadar bilip kullanabilmelidir. Sakınması gereken bir husus da kulağı tırmalayıcı dil hatalarıdır. Çünkü bu hatalar davetçinin tesir gücünü azaltır.
Sosyal Bilimler Kültürü
İslam davetçisinin sosyal bilimler olarak bilinen sosyoloji, psikoloji, iktisat, felsefe ve ahlak gibi ilimlerle ilgili genel bilgilere de vakıf olması gerekir.
Bilimsel Kültür
Bilimsel hakikatleri dile getirerek bunları güzel bir şekilde sunan davetçi insanların akıl ve hislerine daha rahat bir şekilde tesir eder. Asgari düzeyde fizik kimya biyoloji astronomi gibi ilimlerden payını alan davetçi Kur’an’ın tarih boyunca ve halen akılla zıtlaşmadığını aksine hep örtüştüğünü bilir ve başkalarına anlatabilir.
Aktüel Kültür
Aktüel kültürden kastımız, davetçinin, günlük hayatta dünyada neler olup bittiğinden haberdar olmasıdır. İslam dünyasında ve daha başka yerlerde hangi hadiselerin cereyan ettiğini bilmesidir. Sadece edebiyat, dil ve tarih sahasında bilgili olması bilimsel meseleleri bilmesi yeterli değildir. Bunun yanında yaşadığı dünyayı, üzerinde bulunan hakim sistem ve düzenleri, görüşleri, bunları sevk eden ve idare eden unsurları, arkasındaki güçleri, içinde yer alan akımları vs. bilmesi icap eder.

Önceki İçerikMavi Kelebekler
Sonraki İçerikYitirilen Değerler Karşısındaki Tavrımız ya da Tavırsızlığımız