Yûsuf el- Karadâvî böyle tanımlıyor İslâm şuuruyla yetişecek nesli…

Beklenen Zafer Nesli…

Kitap, Mecdî Hilâlî’nin “Zafer ve İktidar Vaat Edilen Nesil” ismiyle çıkardığı kitaba gerek isim gerek konu bakımından benzerlikler içeriyor elbette. Ancak Üstat Yûsuf el-Karadâvî’nin bu nesil için uygun gördüğü bir diğer vasıf, bu neslin “Beklenen” bir nesil olması.

Dünya, İslâm neslinin, kendisinin uygun gördüğü bu “Beklenen” olma özelliğini doğrulayıcı, kanıtlayıcı birçok gerçeği içinde barındırıyor. Dünyada insanlar huzur ve barış için hep bizi beklemekte, adaleti tesis edici olarak bizlerin, İslâm hukukunun, yolunu gözlemektedir.

Çünkü bizler gibi onlar da unutmadı Selâhaddîn’in Kudüs’e mağrur bir sultan gibi değil, mütevazi bir asker gibi girişini; Endülüs’le beraber gönülleri de fetheden Tarık b. Ziyad’ı; İstanbul’u fethettiğinde Hıristiyan tebaaya gösterdiği hoşgörüyle Sultan Mehmed’i… Evet biz unutmadık, onlar da unutmadı ve kalplerinde büyük bir özlemle yine huzur ve adaleti sağlayacak zafer neslini beklemekteler.

Şüphesiz bahsedilen bu zafer neslinin bazı özellikleri ve bu beklenen zaferin de bazı şartları vardır. İlk olarak bilinmesi gereken şey, zaferin Allah’tan olduğudur. O, birine zaferi murat etti mi, dünya bir araya gelse o kimseyi zaferden alıkoyamayacaktır. Bir diğeri, bu zafer ancak kendisine yardım edene verilir ki, bu konuda emir nettir: “Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz” (Muhammed, 7). Biliyoruz ki, zafer müminlerindir, bu doğrudur, ancak onların gayreti olmaksızın bu mümkün değildir. Ve eğer O yardım ederse bu yardımın nereden ne zaman ve ne şekilde geleceğini hiç kimse bilemez. Yûsuf el-Karadâvî’nin zafer nesli için öngördüğü özellikleri (ya da şartları) onun yaptığı gibi başlıklar halinde inceleyelim:

1-Erkek ve Kadınlardan Oluşan Nesil

İslâm nesli salt erkek ya da salt kadınlardan değil, topyekûn bir İslâm neslidir. Allah, kadınları ve erkekleri birbirine destekçi kılmış, onları birbirlerinin velileri olarak görmüştür (Tevbe,71). Kadın, kocasına karşı yeri geldiğinde iyi bir eş, yeri geldiğinde Allah yolunda yapılan mücadelede kendisinin destekçisidir. O, bu yolda çocuklarını İslâm eri olarak yetiştiren annedir. Dün gördüğü işlev budur ve zafer neslinin gelişi bekleniyorsa bugün göreceği işlev de bu olmak zorundadır.

2-Gerçekçiliğe ve İlmîliğe İnanan Nesil

Bundan maksat zafer neslinin hayaller, vehimler peşinde değil; gerçek fikirlerin gerçek ideallerin peşinde olmasıdır. Gücünün sınırını bilmesi, vaktinden önce çiçek açmayacağının bilincini taşımasıdır. Çünkü bu nesil ilme ve hakikate inanır ve saygı duyar. Delilsiz bilgiye güvenmez, hurafelere inanmaz. Bilgiyi araştırmadan, sorgulamadan öğrenmek ve de öğrenmeden fikir sahibi olmak ahmaklıktır. Bu şekilde araştıran, merak eden, sorgulayan ve en önemlisi hakikati ve yalanı temyiz kudretinde olan nesil, asrın beklediği zafer neslidir.

3-Toplu İnşadan Yana Olan Nesil

Toplu inşadan yanadır bu nesil. Yani yerinde oturup saymayı değil, hareket halinde bulunmayı, gayret etmeyi, fedakârlıkta bulunmayı benimsemiştir. Sadece geçmişe övgülerle veya sadece geleceğe dair ümit var sözlerle avunanlara benzemez, kuru sloganlarla yetinmez. O zamanının eridir ve o anı yaşar, o anı değerlendirir. Soy sopla övünmez, soranlara da sadece “Müslümanım” der. Çünkü bundan ötesinin bir önemi yoktur onun için. Düşündüğü tek bir şey vardır, o da üzerine düşen neyse onu yapmaktır. Bâtıl yolda olanlar nasıl ki, kendi değerleri uğruna bir araya gelip üzerlerine düşeni yapıyorsa, Hak yolda olanlar da aynı şekilde birleşmeli gereğini yapmalıdır. Zafer neslinin yapacağı inşa budur.

4-Tevhid ve İhlas Nesli

Bu neslin belirleyici bir diğer özelliği de Allah’ın adının dillerinden hiç eksik olmamasıdır. Gayeleri hep Allah için olmaktır. Çünkü bilirler ki, onlar Allah için olursa Allah da onlar için olur. İnsanlar bu dünyada farklı şeylere kendini verebilir, kimi mala, kimi makama, kimi kadına vs. Ama zafer nesli bunların hiçbirine tamah etmeksizin kendini sadece rıza-i ilahiye vermiştir ve onların gözünde Allah ve O’nun Müslümanlar için hazırladığı cennet dışında her şey birer seraptan ibarettir.

5- Davet ve Cihat Nesli

Beklenen bir zafer neslinden bahsediyorsak davetten ve cihattan söz etmemek mümkün değildir. Bu nesil cihat neslidir; savaş meydanlarında Allah düşmanlarıyla cihat ettiği gibi kendi içinde nefsi ile de her daim mücadele halindedir. Allah’ın sözü hâkim oluncaya kadar da bu mücadeleden dönmezler. Bu nesil davet neslidir; Toplumdaki diğer bireyler gibi sadece kendi içine kapalı değil, toplumla yaşarlar. Toplumun sapkın düşünce ve inanç içinde bulunmalarını da dert edinirler kendilerine. Uğraşları yalnız budur: Allah’tan kaçan, uzaklaşan ruhları yeniden ona çağırmak.

6-Güç ve Onur Nesli

Güçlü ve onurlu bir nesil. Bu güç sadece fiziki anlamda bir güç demek değil elbette. Güç ve izzetin kaynağının sadece Allah’ta olduğunu bilmek demektir. Çünkü bilirler ki, Allah, zayıf görünen nice topluluğu güçlü kavimlere karşı galip kılmayı bilmiştir. Onurludurlar; insanların varlıklı oluşlarına tamah etmezler, onlara imrenmezler. İktidar sahibi oluşları onlar için önemli değildir. Bundan ötürü kalplerinde en ufak bir korku bulunmaz. Onlar bilir ki, gücün de izzetin de tek sahibi Allah’tır ve onunla olanın kalbinde dünyaya ait herhangi bir şeyin korkusu olmayacaktır.

7-Hakka Sığınan ve Tövbekâr Bir Nesil

Beklenen neslin belki de en önemli özelliğidir bu. Onların kitabında Allah’a isyan, emrine karşı gelme, harama dalma yoktur. Günahlardan kaçar, ona götüren yollardan da uzak dururlar. Ancak elbette beşer olmalarından ötürü onlar da hata yapacaklardır. Fark şudur ki; bir gaflet haliyle düştükleri hatadan hemen dönmesini de bilirler ve Allah’a tövbe ederler. Nefislerine yenik düştükleri bir durumda akıllarına hemen şu ayeti getirirler: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan ziyan edenlerden oluruz.” (Araf, 23)

İşte onların vasıfları bunlardır. “Beklenen Zafer Nesli”nin özellikleri genel olarak bu başlıklar altında sunuluyor kitapta. Kitap kısa olduğu gibi son derece sade ve akıcı üslubuyla okuyucuyu sıkmayan bir yapıya sahip. Ayrıca içeriğindeki zengin hadis ve ayetler de konunun daha iyi kavranmasını ve akılda kalıcı olmasını kolaylaştırıyor. Buluğ çağına ermiş her kız ve erkeğin bu kitabı elinin altında bulundurmasını tavsiye ediyoruz.

Eyyüp TURGUT