Hristiyanların lideri Papa,

‘Kızlarınızı uyarın, boyunlarına haç taksınlar, Müslümanlardan farklı olsunlar.’ der. Farklı olsunlardan kasıt; ‘’Hristiyan oldukları belli olsun, Müslümanlara benzemesinler! Çünkü Müslüman kızlar artık bizim kızlarımıza çok benziyor… Aman Allah’ım, ne kadar acı bir tablo! Ya Rabbim, gayri müslimlere benzemekten sana sığınırız. Düşünün ki Hristiyanlar bize benzememek için sığınacak bir liman olarak haçı seçiyorlar. Bütün insanlar içinde en hayırlı olan ümmet artık örnek olan değil; taklit eden, başkalarına benzeyen bir ümmet haline geldi. Halbuki Peygamber efendimiz (s.a.s) ‘Kim kendisini bir kavme benzetirse o da onlardandır’ diye buyurmuş ve gayri müslimlere benzemememiz konusunda bizleri defalarca uyarmıştır. Tesettür nedir? Örtünmek, gizlenmek, saklamak anlamına gelen bu kelime, fıkıhta; bizler için Şer’i olarak bütün Müslümanların, örtünmesi gereken yerleri örtmesi anlamına gelir ki buna da avret mahalli denir. Kısacası tesettür; dinimizin esas aldığı ölçütler dikkate alınarak İslami bir şekilde giyinmektir. Yine avret mahalline başkasının bakmasının haram olması, mensubu olduğu dinin esasları ölçüt alınarak Allah’ın emrettiği şekilde giyinip kendisini hain bakışlardan korumaktır. Dinimizde tesettür sadece kadına değil, aynı zamanda erkeğe de farzdır. Farklı olan ise örtünme sınırlarıdır. Bu sınır, avret yerleridir. Erkeklerde göbek ve diz arası olmakla beraber, kadınlarda bu sınır daha geniş tutulmuştur. Kadınlarda el ve yüz hariç bütün beden avrettir. Kısacası kadının kendisi bir avrettir. Huriler için söylenen saklı yumurtalar ifadesi, Müslüman kadınlara ne kadar da yakışıyor. İşte Müslüman kadınlar daha bu dünyada bu sınırlara dikkat ederse, adeta birer saklı yumurta misali o yüceliğe, o şerefe nail olacaktır. -Ey Adem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takva elbisesi ise daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar. (Araf, 26) Ayetlerde hitap, yalnız kadına olmayıp erkeğe de olmuştur. Bütün bunlara rağmen tesettür denilince akla ilk önce kadın gelir ve erkekten fazla bahsedilmez. Halbuki aşağıdaki ayetlere dikkat edilirse, hitap önce erkeğe sonra kadına yönelik olmuştur: -(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini harama dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır. (Nur, 30) -Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini harama bakmaktan korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. (Nur, 31)
Yine bir hadisi şerifte Peygamber efendimiz: ‘Ey Ali, yabancı bir kadına peş peşe bakma, zaruri olan ilk bakış helal diğeri ise haramdır.’ buyurur. Bütün bunlar gösteriyor ki, erkek için de kadın için de tesettür farzdır. -Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir. (Ahzab, 59) Buradaki maksat; kadının, toplumun rahatsız edici sözlü ve fiili davranışlarından korunmasıdır. İslam, ‘Kapalı bir kadının hali, gölgelikte oturan birinin haline benzer.’ sözünde olduğu üzere onu yüceltmiştir. Tesettür, Allah’ın açık bir emri olduğu halde yıllarca İslam coğrafyasında erkeğin ve kadının giyimiyle uğraşılmış, buna dil uzatılmış ve Müslümanlar gericilikle itham edilmiştir. Bütün bunlar emperyalist güçlerin ve onların zihniyetindeki alçakların oyunu olup, bütün bunlar bilinçli bir şekilde sistematik olarak yapılmış ve kısmen de olsa bunda başarılı olmuşlardır. Çıplaklığı, soyunmayı ise adeta bir çağdaşlık, ilericilik gibi göstererek meşru bir hale getirmişlerdir. Bunu yapınca da bütün silahlarını, paralarını ve kadınlarını kullanmışlardır. Şükürler olsun ki günümüzde artık kimliğimize bir dönüş olup, İslami kaideler esas alınmaya başlanmıştır ve tesettüre uygun giyinen bacılarımızın sayısı giderek artmaktadır. Sonuç itibariyle; biz Müslümanlara düşen bu çağdaş(!) ve ilerici(!) yaşam modelini bırakıp İslami kimliğe uygun bir yaşam tarzı sergilemektir. Unutmayalım tesettür, kadını ve erkeği dış tehlikelerden koruyup onu hain bakışların esiri olmaktan çıkarır. Eğer biz farklı olursak, sünnete uygun bir yaşam modeli sergilersek, Hristiyanların bizden farklı olmak için boyunlarına haç takmalarına gerek kalmayacaktır

Vesselam…

Önceki İçerikSEYYİD KUTUB’UN DİLİYLE TESETTÜR
Sonraki İçerikPEYGAMBERİMİZ’İN SAĞLIKLA İLGİLİ TAVSİYELERİ